2 sene önce
4811 Views

Zapiekanka Nasıl Yapılır?

Yazar

Cześć wszystkim !

Bir önceki yazımda, sizlere Polonya’nın 1 numaralı yemeği diye tabir ettiğim, Polonya’yı Polonya yapan yemek olan Pierogi’nin nasıl yapılacağını elimden geldiğince tarif etmiştim.

Bu sefer, daha fast-food tarzı diyebileceğimiz, yine Polonya’yı Polonya yapan yemeklerden biri olan, belki Pierogi kadar 1 numaralı olmasa da pratikliği ve yaygınlığıyla ün salmış – lezzetinin güzelliğini saymıyorum bile – bir başka yemeğin nasıl yapılacağını anlatmaya çalışacağım.

Pierogi’nin yapımında malzemeleri bir araya getirirken ve pişirirken biraz daha fazla emek, biraz daha fazla zaman gerekiyor. Ama bu yemek az önce dediğim gibi çok daha pratik ve fast-food’a yakın olması ayrıca “çeşitlenebilirlik” açısından daha yatkın olmasından dolayı sokaklarda yaygın olarak satılmaktadır. Hatta özellikle canım Kraków’umda Plac Nowy (pazar falan da kurulan bir yer) isimli bölgeye giderseniz en kalitelilerini yiyebilirsiniz. Yahudi mahallesi Kazimierz’e gidin, kime sorsanız gösterir. Hangi büfenin daha güzel yaptığını da söylerim ama şimdi reklam olmasın, zaten birkaç kez gideceğiniz için en iyisini bulursunuz.

Ne mi bu yemeğin adı ? Başlıkta da okuduğunuz gibi , ZAPIEKANKA.

Not; siz şimdilik sadece Zapiekanka olarak bilin, zapiekanki olarak görmeniz sizi şaşırtmasın bunlar hep Lehçe’nin oyunları. Hele yarın öbür gün biri karşınıza geçer de “Zapiekankami, Zapiekanek, Zapienkankowy” der, Zapiekanki gördüğünüze dua eder kendinizi vodkaya, biraya verir, efkarlanırsınız. Çok da şey yapmamak lazım yani.

 

İşte zapiekanka

İşte zapiekanka

 

Zapiekanka olgusu kişinin damak zevkine göre çok “çeşitlenebilmektedir” malzemeler neticesiyle. Fakat orijinali “standard” olarak geçen mantarlı ve erimiş kaşarlıdır. Bu işin raconu böyledir ! demiyorum, istediğiniz gibi kombinasyon yaparsınız. Mesela ben işletmeci olsam “dönerli zapiekanka” yaparım. Hem bayılırlar, hem de çoğu malesef bizi sadece kebaptan ibaret görüyor, boşverin siz kazanacağınız paraya bakın. Bu dediğimi yapacak olan varsa telif haklarımı da şu köşeye bırakıyorum aman ha.

Size çok önemli tane daha bilgi verip, entellektüellik abartısını geçeceğim, ortamlarda havanız olur daha ne? Clublarda falan yani işinize yarayabilir. Ne kadar da Lehçe bilen erkek diyebilirler.

Zapiekanka ismi Lehçe’de “Zapiekac” dan gelir, “fırınlanmış” anlamına gelir.

Evet, buydu vereceğim bilgi 🙁

 

Malzemeler

– 1 adet boyu bileğinizden dirseğinize kadar uzun olacak şekilde ekmek. Baston francaladan olur, bagetden olur, bizim Türk ekmeğinden de, herşeyden olur. Ölçtüyseniz bileğinizden dirseğinize olan boyu devam ediyorum.

– biraz mantar, biraz işte iki avuç dolusu orta boy, kafam kadar büyük ne bileyim şirinlerin evi kadar büyük mantar olmasın.

–  arzuya göre başka malzemeler, değişik peynir tipleri, sucuk, salam, sosis, sebzeler. Dönerli yapmayın benim fikrim belki ticarete dökerim.

– ketçap, mayonez, acı sos, çok az tuz.

– az miktarda yağ. Tereyağ olur, margarin olur, sıvı yağ olur, zeytinyağ olur. Margarin olmasa daha iyi olur, plastikten 1 bağ farklı molekülleri yemeyelim.

 

Ne yesem kilo alıyorum... Bunlar neden almıyor?

Ne yesem kilo alıyorum…
Bunlar neden almıyor?

 

Yapılışı

– Ekmeği aşağıda üstün paint yeteneklerimle gösterdiğim gibi keseceksiniz. Ortadan ikiye bölün. Sonra yine ortadan bu sefer boyuna doğru, uzunlamasına bölün. Mükemmel paint çizimimden anlamazsanız kayık gibi olacak şekilde kesin.

Mühendisin ekmeği.

Mühendisin ekmeği.

 

– mantarları 2-3 dilim olacak şekilde ince tabakalar hâlinde kesip, tavada biraz ters düz edelim, az yağ ile.

–  Kaşar peyniri de yine t=5 mm et kalınlığında ince ince dilimleyelim.

– arzu ettiğiniz diğer malzemeleri de dilimli hâle getirelim, mesela salam gibi.

– bunları az önce mükemmel bir şekilde paintte çizdiğim ekmeğin yani kayığın üstüne dizelim.

– üzerine çok çok az tuz serpelim.

– ekmeğin altını ve sağını solunu bir miktar yağ ile yağlayalım bir anda yanmasın diye.

– sonra bunları altına  alüminyum folyo koyacak şekilde fırın tepsisine koyalım.

– herhangi bir şekilde derece veya dakika vermek istemiyorum ama 180 dk önceden ısıtılmış fırında 10 dk bir fırınlayalım. Baktınız yanmadı devam 🙂

– dışı çıtır, kaşarlar erimiş şekle geldikten sonra alalım, üzerine istediğimiz sostan, ketçapdan dökelim.

*Yerken mutlaka bol peçete bulunduralım, Polonyalı arkadaşlarımıza kötü intiba bırakmayalım. Özellikle Kraków Plac Nowy’deki büfelerde bulunan peçeteler çok ince, neredeyse transparan, arkası gözüküyor, 2 boyutlu. Hani lise kantincilerinin uzun baton sucuktan adeta lazer kesimle kesmiş gibi, tostların içine koyduğu sucuklar olur ya, öyle ince. O yüzden bol peçete alalım, evde yiyorsanız isterseniz duvara sürün elinizi ağzınızı.

Hepsi bu kadar.

Tabi ki bir şeyi unutmuyoruz, eğer hayat tarzımız alkol tüketmeye engel değilse, açıyoruz bu güzel yemeğin yanına bir Polonya Birası ve nirvanaya ulaşıyoruz.

Bu mutlu ifade neden sizde olmasın ?

Bu mutlu ifade neden sizde olmasın ?

Smacznego !

JestemTurkiem

 

 

Yorum yapın

Yorum

Etiketler:
· · · · ·
Kategoriler:
Yiyecek & İçecek