24 Tem 2017

Polonya’nın Gözünden Atatürk

Merhaba,

Mustafa Kemal Atatürk

Mustafa Kemal Atatürk

Bugün, 10 Kasım.

Bugün, bir zamanlar tüm dünyanın etrafını kuşatıp, topraklarını paramparça etmeye and içtiği, tamamen ortadan kaldırmak veya sömürgeleştirmek için planlar yaptığı harabeye dönmüş bir ulusun küllerinden yeniden yeşermesine önderlik eden atamızın aramızdan bedenen ayrılışının yıl dönümü.

Mustafa Kemal Atatürk

Mustafa Kemal Atatürk

Şanlı Osmanlı İmpartorluğu’nun daha yeni mezun genç bir subayıyken, milletinin içinde bulunduğu duruma katlanamayarak içi içini kemiren, kalbindeki vatanına ve milletine olan aşkı uğruna tüm ömrünü cephelerde harcamaya karar vermiş, askeri okulda aldığı bilgi ve donanımıyla varını yoğunu ortaya koymak için yola çıkmış, cesur, zeki ve fikirlerin gücüne inanan bir adamın ebedi istirahata uğurlanışının yıl dönümü.

Mustafa Kemal Atatürk harp okulundan teğmen rütbesiyle yeni mezun bir Osmanlı subayı.

Mustafa Kemal Atatürk harp okulundan teğmen rütbesiyle yeni mezun bir Osmanlı subayı.

Avrupa’nın bütün ilerlemesine, yükselmesine ve medenileşmesine karşılık, gerileyen ve düşüş vadisine yuvarlanan ülkesi ve milleti için bir ömrü feda eden, akılcılığı, bilimi, özgürlüğü, eşitliği, ilerlemeyi her şeyin önünde tutarken bir taraftan da bir milletin istiklâlinin ancak kendi iradesi sayesinde oluşabileceğini, ecnebilerin nasihat ve planlarının yükselmedeki en büyük engel olarak gören, daha büyük işler yapabilmek için gereken kuvveti bir milletin ancak geçmişini hatıralarında canlı tutarak başarabileceğinin farkında olan bir kurtarıcının kalplere kazınmasının yıl dönümü.

Mustafa Kemal Atatürk

Mustafa Kemal Atatürk

Böylesine karakterli ve zeki bir adamı bağrından çıkardığı için çok şanslı olan Türk milleti, uluslararası arenada başını dik tutabilmiş, diğer milletlerin ve ülkelerin taktirini kazanmıştır. Herkesin bitti dediği yerde son sözü söyleyen Türk milleti, Mustafa Kemal ATATÜRK ve toprağı asil ve temiz kanıyla sulayan genci-yaşlısı, kadını-erkeği, köylüsü-şehirlisi nice şehidiyle, bağımsızlık ve istiklâl mücadelesi veren ya da vermeye hazırlanan bir çok ulusa yol gösterici olmuş, bir asıra yakın süren ve sürecek olan hayranlığın ve ibret alınması gereken bir başarı öyküsünün merkezi hâline gelmiştir. Bazı çevreler tarafından Mustafa Kemal ATATÜRK’ün Osmanlı düşmanı gibi gösterilmesine gülün, geçin. Bu konuda hiç konuşmuyorum.

Mustafa Kemal Atatürk manevi kızı Ülkü ile beraber.

Mustafa Kemal Atatürk manevi kızı Ülkü ile beraber.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduktan sonra, Mustafa Kemal ATATÜRK’ün devrimlerinin ve fikirlerinin ışığı sadece Türkiye’yi değil tüm dünyayı aydınlatmış, birçok ülke tarafından varlığı ivedilikle tanınan ve adeta dost olmak için yarışılan yeni bir Türk devleti kurulmuştur.

Mustafa Kemal Atatürk hukuk fakültesinde dersi izliyor.

Mustafa Kemal Atatürk hukuk fakültesinde dersi izliyor.

Mustafa Kemal Atatürk'ün aydınlık günlere çıkardığı ülkesindeki kadınlar, komutanlar ve beyler.

Mustafa Kemal Atatürk’ün aydınlık günlere çıkardığı ülkesindeki kadınlar, komutanlar ve beyler.

Diğer dünya milletlerinin ilgi odağı olan ve dört bir yandan övgüleri kabul etmeye başlayan Türkiye Cumhuriyeti’ne, 600 yıllık mazisi olan Polonya’dan da hayranlık ve tebrikler ulaşmıştır. Bu hayranlığın ve verilen değerin son örneklerinden birini dünkü yazımda paylaştım. Polonya’daki Atatürk Lisesi diye bahsetmiştim.

Gdansk'a 90 km uzaklıktaki Szymbark isimli köye yolunuz düşerse (ki düşürün) bu resmi görebilirsiniz. Türkiye'nin ve Polonya'nın mimarları.

Pokój i wieczna przyjaźń. Barış ve sonsuz dostluk. Gdansk’a 90 km uzaklıktaki Szymbark isimli köye yolunuz düşerse (ki düşürün) bu resmi görebilirsiniz. Türkiye’nin ve Polonya’nın mimarları.

Bu resimle ilgili daha detaylı bilgiyi Polonya Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu‘ndan alarak aşağıya ekliyorum. Ortak kültür mirasımız başlığı altında adeta ters duran bir ev inşa edilmiş.
Ortak Kültür Mirası

Dünyanın En Garip Yapıları” arasına girmiş evin önünde, sağanak yağmura karşın uzun bir kuyruk var. “Ters Dönmüş Ev”den çıkanlar yalpalıyor, yürümekte zorlanıyorlar. Bu ev,  Gdańsk’a 94 km. uzaklıktaki Szymbark’ta,  bir ormanın içindeki CERP Parkı’nda… Park, Polonya halkının yüzyıllar boyunca yaşadığı yapıların sergilendiği bir açık hava müzesi. Sibirya’daki çalışma kampına sürülen Polonyalıların kaldığı ahşap evden Kaszuby bölgesinin köy evine; Salino’dan getirilen konaktan İzci Evi’ne kadar çok sayıda yapı, orjinalliği bozulmadan CERP’ye taşınmış ya da bire bir inşa edilmiş. Park, işadamı Jan Czapiewski ve oğlu Daniel‘in yarattığı ahşap bir ütopya. Burada dünyanın en uzun ahşap masası da sergileniyor.

11 Kasım 2010’da parkta törenle yeni bir evin açılışı yapıldı. Ev, Türkiye’deki bir Polonya köyünün anılarını Szymbark’a taşıyordu. Polonyalıların yüz altmış sekiz yıl önce İstanbul’da kurduğu Polonezköy’ün en eski evinin bir örneğiyle… Evin bazı parçalarını CERP’e armağan eden Polonezköylüler de, gözyaşları içinde törendeydiler. Türk ve Polonya bayraklarının altından geçerek eve giren ziyaretçiler, bir duvara asılı, çamurdan plakalara basılmış el izleri ile karşılaştılar. Daniel Ohocki, Antoni ve Anna Dohoda, Emine Biskupska, Lesław Ryży, D.Nowiczki ve diğer Polonezköy sakinlerinin el izleriyle… Evi kusursuz bir biçimde yeniden yapabilmek için defalarca Türkiye’ye gelen Daniel Czapiewski, Polonezköylülerin el izlerini çıkartmış ve Polonya ile Türkiye arasındaki dostluğun simgesi olarak duvara yerleştirmişti.

“Ters Dönmüş Ev”i parkına inşa ettiren Czapiewski, “tarihin tepetaklak olduğu, talihin ters döndüğü” günlerde bile Polonyalılara yardım elini uzatan Türklere, yaptırdığı “Polonezköy Evi” ile teşekkür ediyor; el izlerinin yanına iki ülkenin milli marşlarını birleştiren cümlelerle biten şu yazıyı asıyordu:

“Polonya Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ile birlikte bir dostluk köprüsü kurmayı arzuluyoruz atalarımızın izinde / Yurttaşlarımızın ileri gelenleri Bab-ı Ali kapılarına geldiğinde / ulusumuzun esaret altındaki dönemlerinde, / İçlerinde biri vardı, Polonya’nın taçsız kralı Prens Adam Jerzy Czartoryski’ydi adı / Ulusun ruhani lideri olarak bilinirdi bir diğeri / Ozan şair Adam Mickiewicz’in ta kendisi /

Ezeli rakiplerinden yardım istediklerinde / Müttefiki oldu Türkler, Polonya’nın sıkıntılı döneminde / Polonyalı ve Türklerin ortak düşmanları ile mücadelesinde / İşte o anda çıktı Lehistan’ın İstanbul sefiri efsanesi ortaya / Ve uluslarımız arasındaki dostluk ve bağımsızlık sevdasının tohumları atılmaya /

Polonya Cumhuriyeti’nin küllerinden doğmasının ardından / Polonya-Türkiye dostluğunu ilan etti her iki ulusun güzide evlatları: / Polonyalıların Bolşeviklerle savaşının önderi devlet başkanı Mareşal Józef Piłsudski / ve Türklerin atası Mustafa Kemal Atatürk /

Ülkelerimizin ve vatandaşlarımızın arasındaki ilişkiler / uluslarımız arasında gelişmeyi ve refahı getirsin beraberinde, / Hiç bozulmasın barışın huzuru ve dostluğun samimiyeti / en parlak Polonya ve Türkiye Cumhuriyetleri arasında / Polonyalıların Türkiye topraklarındaki küçük anavatanı Polonezköy’den / 2010 yılında Kaşub Topraklarına getirilen bu ev, dostluğumuzun sembolü olsun / Geçmişten kalan bu güzel izleri – gelecek için koruyacağız / Nesiller boyu eski ve yeni zamanların ortak şarkısı oldu / Milli marşımızın yaratıcısı Jozef Wybicki’yi doğuran Kaşub Toprakları / Ve sonsuza dek de böyle kalsın.

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak…
Biz yaşadığımız sürece Polonya hep var olacak!”

Sadece bu yapı, içerisindeki bu küçük anıt, bu söylenenler bile Polonya’nın, Polonyalı’nın Mustafa Kemal Atatürk’e ve Türk Milleti’ne olan görüşlerini yansıtmakta, ama gelin bir de dönemin gazetelerine bakalım.

1938 tarihli köklü Gazeta Polska neler demiş aşağıda;

Atatürk yeni Türkiye’yi kılıcı ile meydana getirmiş ve dehâsı ile düzenlemiştir. O’nun yaratıcı ruhunun ve ateşli yurtseverliğinin harekete geçmemiş olduğu hiçbir alan yoktur. Eski Türkiye’nin bütün felâketlerinin kaynağı Osmanlı Devleti’nin içişlerine yabancı devletlerin karışmalarına izin veren Sultanlar rejimi olduğunu anlayan ilk adam olmuştur. Atatürk, Türkiye’yi ufanma ve bölünmeye uğramaktan kurtarmıştır. Şimdiki Türkiye, hem kendi yakınında, hem de bütün Avrupa’da birçok dostlara mâliktir. Bütün dünyanın hayranlığını kazanan ve Türkiye’nin hayatının en şerefli devresini teşkil eden işte ıslahat ayrıksız, siyasi, iktisadi içtimaî, fikri, ilâh… bütün alanları kapsar.

Bu düzenlemenin tarihi 1923’tür. Yani Lozan Anlaşması’nın imzalanması tarihidir. Bu anlaşmayı diğer devletlerden evvel, Türkiye’ye 150 yıldan beri geleneksel dostluklarla bağlı olan Polanya kabul etmiştir. Millî onur duygusuna aslında sahip olan Türk Milleti, milletinin babası olan Atatürk’ü, sarsılmaz bir aşkla sarmasında hayret edilecek hiçbir şey yoktur. Yeni Türkiye Milletlerarası siyasette hesaba katılması gereken bir eleman olmuştur. Türkiye’nin modernleşme ve yenileşme hareketi devam ediyor. Osmanlıların hasta adamı iyileşmiştir. İlerlemesi ve enerjisi yerindedir. Atatürk, bunu yapmakla gerçekten bir mucize göstermiştir. Türkiye, Atatürk’ün idaresi altında yeniden yakın doğuda bir anahtar durumu almıştır.

Gazeta Polska
(Varşova-1938)

Uzun bir yol aşılmış, yüce bir eser ortaya konmuş, bir çok zaferler elde edilmiştir. Bütün bunlar Atatürk’ün eseridir.

Kurjer Warszavski Gazetesi

Milli vakar duygularıyla soyca ün alan Türk Milleti’nin ulu babası Atatürk’ü sarsılmaz bir aşkla sarmasında şaşılacak hiçbir şey yoktur.

Polanya, Gazete Poiska

 

Sizler için üşenmedim, 11 Kasım 1938 tarihli Kurjer Warszawski gazetesini buldum. Atamızın istrahata ayrılışıyla ilgili yaptıkları haberler ve 14 Kasım 1938’de ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü paşa’nın cumhurbaşkanlığına seçilişi haberleri aşağıda yer almaktadır.

Mustafa Kemal Atatürk'ün istirahata ayrılışıyla ilgili haber.

Mustafa Kemal Atatürk’ün istirahata ayrılışıyla ilgili haber.

 

Mustafa Kemal Atatürk'ün istirahata ayrılışıyla ilgili haber, 2.sayfa

Mustafa Kemal Atatürk’ün istirahata ayrılışıyla ilgili haber, 2.sayfa

 

İsmet İnönü paşa'nın Cumhurbaşkanlığı'na seçilmesi.

İsmet İnönü paşa’nın Cumhurbaşkanlığı’na seçilmesi.

 

Evet, Polonya’nın gözünden atamızın nasıl görüldüğünü bir nebze de olsa anlatmaya çalıştım.

En son olarak şu kadarını söyleyeyim, Polonya’da Erasmus yapanlarınız, yaşayanlarınız, çalışanlarınız için, bu imkânı nasıl kazandığınızı, diğer ülkelerle nasıl yarışabildiğinizi ve onlara entregre olabildiğinizi, Türkiye dediğinizde size her “Mustafa Kemal Atatürk mü?” dediklerinde hatırlayınız.

Teşekkürler.

JestemTurkiem

 

 

 

Yorum yapın

Yorum