Polonya’dan Hollanda’ya

Bugün yolculuk Hollanda,Amsterdam.
Uçağımız sabah 6 da olduğu için 4 gibi yola çıkıyoruz:)
Gece boyu uçağı kaçıracağız korkusuyla uyuyamadık biraz uykusuzluk var ,uçakta uyuruz ümidiyle gittik ama pek mümkün olmadı uçan otobüsle geldik sanırım :)hava biraz kötü olduğundan baya sarsıldık uyku hak getire :)Varşova’dan 3 saat süren bir uçak yolculuğu yapıyoruz. Uçak yolculuğunun yanı sıra otobüs ve tren alternatifleri bulunuyor .Tren yolculukları Almanya aktarmalı oluyor.Önceden fiyat araştırması yaparsanız uygun uçak bileti bulama şansızın yüksek.

Amsterdam bizi güneşle karşıladı Varşova’dan ayrılırken kar kapıya dayanmıştı döndüğümüzde nasıl olur bilemeyeceğim:) .Uykusuz olmanın verdiği huzursuzluğu gördüğümüz güneşle biraz dağıttık direk kalacağımız yere geçeriz diye düşünüyorduk ,ama öyle olmadı kalacağımız yere vardığımızda saat gece yarısı olmuştu.
Yorgunlukla sızıp kalmışız 7 gibi hazırlanıp kendimizi dışarı attık güzel bir kahvaltı yaptıktan sonra tur otobüsüyle Zaanse ve Volendam kasabalarına gitmek için harekete geçtik.
Zaanse yel değirmenlerinin bulunduğu doğa harikası bir yer.
Amsterdam’dan 30 dakikalık bir yolculukla kasabaya ulaşıyorsunuz. Sonrası yel değirmenlerinin eşsiz güzelliğiyle manzaranın tadını çıkarmak.3 büyük yel değirmenini bulunuyor.
Ağaç parçalamak ,yer fıstığı yağı, boya yapımı için kullanılıyor, Bazı yel değirmenleri başka kasabalardan buraya taşınmış belli bir ücret karşılığında içeriye girip üretim aşamasını izleyebiliyorsunuz.
Hediyelik eşya alabileceğiniz peynir tadımı yapabileceğiniz küçük marketler bulunuyor ama rehberimizin tavsiyesiyle Volendam kasabasından hediyelik almayı tercih ediyoruz .
Sonraki durak bahsettiğim Volendam kasabası.Volendam bir balıkçı kasabası, her şey en eski şekliyle duruyor burada ,hasbelkader bir pencereden içeri baktığımda antikacı sandığım yerin bir ev olduğunu öğreniyorum.
Balıkçılıkla geçinen bir kasa burası bu yüzden, aç olmasanız bile burada balık yemenizi tavsiye ederim çünkü gerçekten hakkını veren bir lezzet . Kibbling dedikleri kızarmış balık parçaları aşırı lezzetli.
Aynı zamanda yöresel kıyafetleri deneyip fotoğraf çektirebileceğiniz mağazalar burada baya popüler.
Hollanda’nın her yerinde bulabileceğiniz peynirciler burada da var, peynir yapım aşamasını izlenebileceğiniz bir bölüm bulunuyor ekstra olarak.Hediyelik eşyalar açısında ciddi anlamada uygun ve geniş bir yelpaze sunuyorlar.
2 saatin sonunda bu kasabadan ayrılıyoruz direk olarak Amsterdam’dan uzaklığı 50 dakika sürüyor yolda kuş sürülerinin görsel sunumuyla karşılaşıyoruz .
Bisiklet şehri olan Amsterdam da rehberimizin verdiği bilgilere göre Her yıl 25.000 bisiklet kanallardan çıkartılıyor, kayıp ve çalınmış bisikletlerin bulunduğu şehir dışında bir toplama alanı bulunuyor, kaybolan bisikletinizi burada arayıp bulabiliyorsunuz ama alan çok büyük olduğu için pek mümkün olmuyor .Kayıp, bozuk bisikletler burada tamir edilip ikinci el olarak satılıyor ,anlayacağınız kaybettiğiniz bisikletinizi tekrar satın alma ihtimaliniz var 🙂
Amsterdam’a varıyoruz yüzeysel bir şehir turu yapıyor bir kaç mağaza gezip dağılıyoruz.
Ertesi günü Amsterdam’a ayırmıştık ama pek istediğimiz gibi olmadı uyuya kaldığımızdan günün yarısı gidince bizde akşam dışarı çıkmayı tercih ettik belli bir gezi turu olmadan Amsterdam sokaklarından kaybolduk , yağmurlu bir gece geçirdik akşam olduğundan dolayı sokaklarda kimse yoktu kanallarda gönlümüzce gezdik size verebileceğim en güzel tavsiye sanırım sokaklarda navigasyon rotası olmadan gezmeniz bütün şehirlerin tadı böyle çıkıyor, müzeler ,tarihi yerler bunlardan önce görmeniz gereken yerlerin en başında sokaklar geliyor.
Sokakları gezip herhangi bir barda bir şeyler içip şehri tadını çıkartın bazılarınıza fazla romantik gelebilir , olsun 🙂 Şehirleri başkalarının gittiği yerlerle değil de kendi keşfettiğim şekliyle seviyorum ben .
Dünya küçük bol bol gezin..