2 sene önce
7388 Views

Polonya’da Yeme-İçme, Polonya Mutfak Kültürü

Yazar

Polonya deyince bir başka olmak

Hayatıma hiçbir zaman unutamayacağım anıları kazandıran güzel ülke Polonya’yla ilgili nacizane birşeyler yazacak olmanın değişik bir heyecanı ve mutluluğu içerisindeyim. Polonya serüvenim başlamadan önce, bu ülkenin, insanlarının, kültürünün, kısacası hayatının üzerimde bu denli büyük etki bırakacağını gitmeden önce bana söyleselerdi asla inanmaz, yok canım o kadar da değil, abarttın iyice demekten kendimi alıkoyamazdım. Gel gelelim, “anılarda yaşamak” kavramının ne olduğunu Polonya serüveninden sonra çok iyi anladım. Başta “Polonyam.com” gelmekle birlikte, internette Polonya’yla ilgili ne kadar çok şey varsa takip etmek, Instagram’da çılgınlar gibi #Poland #Polska #Krakow #Kraków hashtaglerini yazıp tanıdık binalar, sokaklar, insanlar, otobüsler, hatta plakalar  görünce doğup büyüdüğün mahalleyi izlermişcesine hayranlıkla ve özlemle bakmak, Leh arkadaşlarla irtibatı kesmeme gayreti, zaman buldukça onları ziyarete gitmek, Türk misafirperverliğini gösterebilmek için buraya davet etmek ve ağırlamak daha neler neler. Bu tuhaf ve tehlikeli “Polonya Etkisi” kendini Polonya’da göstermeye başlamıştı bile! Polonya’dayken de en ufak fırsatta yeni yerler, yeni ülkeler görmek, gezmek, kültürler, insanlar tanımak (laf aramızda sebep ucuz uçak bileti )için başka ülkelerde gezip tozup da yine Polonya’ya döndüğümde sanki bu ülkeye aitmiş gibi hissetmek, tekrar Złotyler’e kavuşmak…

Polonya Sevgisi Bitmez

Polonya’dan Türk arkadaşlarım oluşturduğumuz gruplardaki konuşmalarımdan, lafı dönüp dolaştırıp Polonya’ya getirmemden, belediye başkanı gibi her yeri detaylıca anlatmamdan muhtemelen bıktılar, ama biliyorum ki içten içe onların da akıllarının bir köşesinde bu “Polonya Etkisi” arkaplanda çalışmakta.

Sözün özü, Polonya’ya yeni gelecekleri bu konu hakkında uyarayım.

Eh bu kadar allandırıp ballandırdığıma göre, sizi de olacaklara şimdiden hazırladığıma göre, konuya yavaş yavaş giriş yapalım. Ne de olsa can boğazdan gelir. Konumuz yeme-içme üzerine kurulu ama bu konuyla bağlantılı ufak tefek elimden geldiğince, bildiğim kadarıyla genel kültür bilgileri de ekleyeceğim. Ortamlarda havanız olur.

Polonya sevgisi

 

Polonya’nın Yemekleri, İçkileri, İçecekleri

Polonya’nın yeme-içme kültürü bizim Türk mutfak kültürüne ilk bakışta çok uzak gibi gelebilir, bunlar da yenir mi canım, bunun doğrusu öyle olmaz biz biliriz denilebilir. Mesela kebabları tortilla denilen aslında lavaş olan ve tostlanan ekmekte yemek, tavuk dönerle et dönerin aynı fiyat olduğunu görmek (inanılmaz değil mi) çok değişik tecrübeler olacak sizin için. Ama zamanla görülecek ki çok hoş ve lezzetli, enteresan sunumlu kaliteli yemekleri var.

Polonya mutfağı

Polonya, kendi dillerinde Polska yerine göre Polsce (evet dilleri zor) çok geniş bir mutfak kültürüne sahiptir. Her ülke ve kültür gibi uzun yıllar (asırlar) sonucu elene elene en iyi yemek ve içeceklerin-içkilerin bir araya geldiği bir mutfağın izlerini taşımaktadır. Polonyalılar, nam-ı diğer Lehler, Slav ırkına mensup oldukları için Rusya, Ukrayna, Belarus v.b. Slav ırkının hüküm sürdüğü ülkelerle çok fazla ortak tatları barındırmaktadır. Eğer içinizde bu bahsettiğim ülkelerde bulunmuş olanınız varsa “Aaa aynı ordaki gibi” diyecektir. Bunu haricinde Orta Avrupa “Germen kavimler yani Almanlar”, Macar, keza İtalyan, Nordic ve Batı Avrupa “İsveç Norveç Danimarka Belçika Hollanda” (bunun tekerlemesi de vardı ) mutfaklarından da etkilenmiştir.

Polonya Bigos ekşi yemek

Et yemekleri bakımından çok zengin bir mutfak olan Polonya mutfağında başta domuz eti olmak üzere, dana, kuzu, keçi, tavuk bakımından dolu doludur. Büyük süpermarketlerin şarküteri reyonlarına girdiğinizde uçtan uca bir arkadaşınızı telefonla aramak zorunda kalabilirsiniz, alabildiğine uzun ve çok çeşit bulunduran reyonlardır. Ayrıca et, Türkiye’ye kıyasla son derecede ucuzdur. 1 kg eti 5 TL ve altına alabilirsiniz muhtemelen domuz eti olacaktır. Tercihinize göre domuz eti yemek istemeyebilirsiniz fakat normal yani İslami açıdan uygun kabul edilen etler de Türkiye’ye göre çok ucuzdur. Türk fiyatını 3’e bölerek karşılaştırma yapabilirsiniz. Aklınızda bulunsun : wołowina bizim bildiğimiz et yani sığır eti, wieprzowina ise domuz etidir. Etin genel ismi ise mięsodur. İçindekiler bölümüne bakar wołowina ‘yı görür alırsınız, eğer domuz etine karşı hassasiyetiniz var ise. İnsanların anlaması için de ufak bir tüyo vereyim, ufak tefek Lehçe kelimeleri ilk günden itibaren biliyor olmanız işinizi kolaylaştırır, wołowina yani sığır eti VOVOVİNA diye okunur. Onlarda V harfi yok onun yerine bu tuhaf Ł var. Ę harfini ise eu, eun, eoun, en gibi okuyabi

Polonya inek etiEt yemekleri gibi ayrıca sebze yemeklerinde de çok zengindirler.  Tabi sebze dediysek de her sebze aklınıza gelmesin, iklim soğuk olduğundan herşey yetişmiyor, biberi taneyle aldıklarını görürsünüz, 3 tane 5 tane, çünkü sivri biberin kilosu 35-40 zł arası değişmekte (biber ticareti yapacaklar için güzel köşeyi dönme yolu). Ayrıca bunun yarattığı bir sonuç mudur bilmem ama biber, patlıcan, salatalık gibi ürünler aşırı büyük, savaşta işe yarar cinsten. Sebzelerden Polonyalılar için baştacı olan lahanadır.  Polonya milli yemeklerinden biri olan Bigos lahana ve etten oluşmaktadır. Lahanalar iyice öldürülmüş olur, içerisinde et parçaları olur, ekmekten yapılma bir tencerede gelir sonra ekmeğini de yersiniz. Çok zekice değil mi ?  Daha detaylıca ileride bahsedeceğim. Lahananın haricinde kış sebzesi olarak aklınıza ne geliyorsa işte o Polonya’da çok tutulan sebzedir diyebiliriz. Bununla beraber havuç, patates ve soğan Polonyalılar’ın çorbalarının vazgeçilmezidir. Zamanla hepsi tek tek tecrübe edilir.

Zurek çorbası

 

Benim size tavsiyem, Leh arkadaşlarınız oldukça onların evlerinde geleneksel yemekler yemeniz, hatta ailelerine misafir olmanız. Bundan çok hoşlanırlar. Böyle bir imkân bulamazsanız Leh arkadaşlarınızdan sizi geleneksel yemek yapan restorantlara götürmelerini rica edebilirsiniz. Polonyalılar (Lehler mi diyim ne diyim karar veremedim) yemek yapmaktan zevk alırlar. Özellikle onların dini bayramları ve önemli günleri (bkz. Paskalya, Yılbaşı arifesi) yemek yapma seramonilerine şahit olur. Geleneksel bir Leh günü geleneksel yemekler açısından şu şekilde gider: kahvaltı kısmı koşuşturma olduğu için çok ahım şahım değildir (bizim kahvaltılarla yarışabilir mi?), öğlen 3-4 gibi çorbayla başlarlar. Domates çorbası, tavuk çorbası, kendilerine has Barszcz çorbası (Pancar kökünden yapılan fazlaca kırmızı bir çorba) ve Żurek çorbası (bu da ekmekten yapılma tencerede geliyor, ekmeğini de yersiniz içinde ekşi çavdar unu, çeşitli etler var). Bunun devamında aperatif olarak Ringa balığı sunulur (kahvaltıdan sonra golf oynamaya giden sosyete arkadaşlarımız varsa bilirler belki ben bilmiyordum  ) ayrıca çeşitli sebze salataları sunulur. Bir oturuşta bir koyun deviren babayiğit ataların evlatları olarak bunlar bize az gelebileceğinden Polonyalılar bunu da düşünmüş ve bunun arkasından tütsülenmiş veya normal et yemekleri gelir (rosto et gibi) bu yemeğin yanında da haşlanmış veya ızgara yapılmış üzerinde şeker eritilmiş havuç gibi sebzeler de bulunur. Yan yemekler genelde haşlanmış patates ve tahıllı gevreklerden oluşmaktadır. Kapanış olarak da halk arasında faworki denilen şekerli kızarmış bir hamur tatlısı gelir (bizim lokma gibi).

Polonya Pierogi çörek otu

Size Polonyalı bir ailenin tipik günlük yemeklerinden örnekler sundum. Bu yemeklerdeki öğeler çok çeşitli olabilir, fakat ana tema budur pek değişmez. Mesela rosto et yerine Polonya’nın bir diğer en önemli milli yemeği olan PİEROGİ’lerden sıkça yiyeceksiniz. Pierogi nedir derseniz, bizim mantının çok daha büyüğünü düşünün, İtalyanlar’ın RAVİOLİ’sine benzeyen, içinde et, patates, dut çeşitleri (evet dut çeşitleri, karadut, normal dut v.s.), ahududu gibi malzemelerin olduğu haşlanmış hamur parçaları. Benim sevdiğim Ruski pierogi. İçinde patates olan. Bakalım siz hangisini seveceksiniz.

Polonya Yemekleri Belgeseli

Polonya’da, geleneksel bir aile yemeğinin yanında, dışarıda da fast-food’a kaçan ama bir o kadar da geleneksel olan çeşitli tatlar mevcut. Bunlardan da en önemlisi ZAPİEKANKA. Bu güzel yemek her yerde rahatlıkla ulaşabildiğiniz, tabi ki yerine göre tadı farklılık gösterecek olan, özellikle genç kuşak arasında çok sevilen bir yemek. Hani PEKİ diye çikolatalı bir kekimiz var bizim, dikdörtgen prizma şeklinde, onu aklınıza getirin. Getirdiniz mi ? O dikdörtgen prizmanın altını ve yan kenarlarını gevrek, kızarmış bir hamurla değiştirin, üzerine de kaşar ve mantar koyup fırınlayın. Bunlar iyice erisin, üzerine arzuya göre ketçap, mayonez, domates, acısos, ton balığı, sucuk, salam, başka deniz ürünleri, yeşillikler koyarak değişik çeşitlerde tüketebilirsiniz. Ama orjinali STANDARD isimli olan kaşar ve mantardan oluşandır, üstüne de acısos koydurtursanız tadından yenmez. Polonya’nın peçeteleri bir değişiktir, 2 boyutlu, transparan, baktın mı arkasını görürsünüz o yüzden bol peçete alın yoksa ağzınız yüzünüz zapiekanka olur. Boyutları ise dirseğinizden bileğinize kadardır. Evet herkes dirseğine ve bileğine bakıp ölçüm yaptıysa geçiyoruz burayı.

Polonya’nın yemeklerinden bizi şaşırtacak şeylere devam edersek, bizdekine pek benzemeyen bazı ürünler mevcut. Mesela yoğurt. Polonya’daki yoğurtlar, yoğurttan ziyade krema, ama alışıyorsunuz, tabi ki bizim bi kese yoğurdumuz, şöyle 2 parmak kalınlıklı kaymaklı yoğurduğumuz yok. Leh arkadaşlarınıza “yoğurt bizim yoğurdumuz, biz icat ettik” dedikten sonra üzerinde Greckiego yazan yoğurtlardan (yunanlı komşu yine sahiplenmiş) alıp yiyebilirsiniz, tavsiyem üzerinde balkan falan yazan yoğurtlar, daha iyi oluyor. Yoğurt’tan ayrı diğer konu ise pirinç. Polonyalılar pilavı değişik yaparlar, tadı zaten farklı ama yapılışı da çok ilginç. Bilmiyorum Türkiye’de ben görmedim, bizim bildiğimiz pilav tarifi integral almak gibidir, yok şu kadar yağ koy, şu kadar su koy, kapağını kapat, çok karıştırma v.s. Polonya’da bir paketten iki torba çıkıyor, poşet yani içinde pirinç var, suyu kaynatıyor, içine atıyorsunuz (poşetini açmadan) sonra poşeti çıkarıp kesip içinden haşlanmış pirinci çıkarıyorsunuz. Siz yine de ayrı bir yerde tereyağ eritin, hiç olmazsa üstüne dökersiniz. Aklınızda bulunsun, Turkish kebap yazan yerler çoğunlukla Türk değil (Tunuslu, Cezayirli v.s.) ya da Türkçe bilip bizi pek sevmeyenler olabilir, para geleceği için Turkish yazabilirler, o yüzden “ben Türküm bi Türk usulü kebap yiyeyim” derseniz ve beklediğiniz samimiyeti bulamazsanız dudağınızı kıvırmayın.

Polonya pastanesi

Bu güzel ülkenin fırın kültürü de gelişmiştir. Simsiyah ekmekten mavi ekmeğe kadar değişik değişik ekmekler mevcuttur. Burada çok önemli bir kelime çiftini aklımıza yazıyoruz. Piekarnia – Cukiernia. Bunu gördüğümüz zaman anlıyoruz ki burası bir fırın. Hemen yapıştırıyoruz. Ekmek türlerinin haricinde binbir çeşit poğaça, donut çeşitlerini de burdan alabilirsiniz. Süpermarketlerde de  ekmek ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz. Zor şartlar için baget ekmeğini doldurup mikrodalgada ısıtarak 1-2 günü kurtarabilirsiniz. Ayrıca demin bahsettiğim zapiekankalar pizza reyonlarında donmuş olarak mevcut. Türkiye’dekinin aksine şunu unutmayın, içinde et olan pizzalar daha ucuz.

Bu kadar yedik de bunlar kuru kuru gider mi ? İçecek ve içki kısmına başlayalım. Her ne kadar çeşmeden su içen çok insan olmasına rağmen bir inşaat mühendisi olarak o suların geldiği asbestli boruları ve insan sağlığına olan etkileri bildiğim için hem Türkiye’de hem de Polonya’da çeşmeden su içmenizi pek önermiyorum ama baktınız su yok için, bir problem olmaz bir iki seferden. Polonya’da sular Türkiye’dekinin aksine aromalı olabiliyor. Limon aromalı, çilek aromalı, biraz daha zorlasalar zapiekanka aromalı su da bulunur. Meyveli soda olarak düşünmeyin, normal su ama aroma var.

Polonya Suyu Niegazowana gazsız

Renginde bir değişiklik yok. Fakat, hazır sular genel itibariyle 2 ye ayrılıyor. GAZOWANA (gazlı) NIEGAZOWANA (gazsız). Başlarda bana önerilen direktif doğrultusunda niegazowana sulardan içiyordum, fakat bende bıraktığı intiba gazı kaçmış soda gibiydi. Yani suların hepsi mineralli. Bizim damak tadımıza uygun değil. O yüzden daha sonraları gazlı yani gazowana su içmeye başladım. Sindirime yardımcı ve o mineralimsi tadı baskıladığı için içilebiliyor. Polonya’da suya sadece su denmiyor, su isteyeceğiniz zaman illa woda mineralna prosze (prosze = lütfen) demek gerekiyor, woda diyince bir bakıyorlar suratınıza, hele bir de devamını getirir Lehçe konuşurlarsa ilk zamanlar için size tavsiyem oradan kaçarak uzaklaşın. Sonra zamanla öğreniyorsunuz. Suların 10 litresi 5-6 zł civarında ki bunlar kaliteli olanlar. Ben daha sonra REAL isimli süpermarketten en kalitesiz olan  TİP marka sulardan almaya başladım (TİP marka bir sürü şey var sadece su değil, zaten ilerde bolca TİP marka ıslak mendil alacaksınız, nedenini söylemeyim sürpriz olsun  ). 10 litresi 2 zł’nin altında olan bu sular benim damak tadıma daha iyi geldi. Zaten fazla su içmeyeceksiniz Polonya’da. Suyun haricinde Polonya’da bol miktarda farklı çeşit ve markalarda bulabileceğiniz meyve suları mevcut, hepsini deneyin, çoğu ucuz ve kaliteli hangisini beğenirseniz onu alırsınız. Meyve suyunu zaten ilerde çok içeceksiniz, ama tek başına değil .  Kola fiyatları Türkiye’ye göre biraz pahalı ve ben hiç 2 .5 ltlik bir kola görmedim, ama Türkiye’de görmediğim vanilyalı, vişneli kolalar mevcut. Öksürük şurubunu andıran tatları olsa da hoş, güzel, anılarda kalacak şeyler bunlar. Mutlaka herşeyi deneyin.

Polonya Alkolleri

Gelelim içki yani alkol konusuna. –Kamu spotu: alkol fazla tüketildiğinde size zarar verir – Önceden uyarayım, hiçkimseye kendinizi kanıtlamak zorunda, yarışa girmek zorunda değilsiniz. Kimse sizi içmiyorsunuz ya da az içiyorsunuz diye ayıplayacak değil, böyle şeyler çoktan aşılmış durumda. Türkiye’deki gibi “kanka ya 100 şişe bira içtim bişey olmadı” gibi yarışlara kimse girmez. Ayrıca hemcinslerime bir uyarıda daha bulunayım, öyle Kasialarla Annalarla Agnieszkalarla içki konusunda yarışmayın, onların hızına yetişmeye çalışmayın. Onlar sünger gibi içerken siz kussam mı kusmasam mı diye napacağınızı bilemez hâle gelebilirsiniz. (Ben değil bir arkadaşım dedi öyle oluyormuş yani çok da şey yapmamak lazım bence).

Bu uyarıyı yaptım çünkü Polonya’da alkol çok ucuz, gerçekten öyle böyle değil aşırı ucuz. O yüzden size su fazla içmeyeceksiniz, ya da meyve suyunu tek başına sade içmeyeceksiniz dedim yukarıda.

Polonya alkolleri

Polonya’nın “milli içkisi” VODKA’dır. Her marka, her çeşit, içinde saman olanından, kapağında mentol olana vodka bulunur. Türkiye’deki bir şişe vodka fiyatını abartmıyorum 10’a bölerseniz Polonya’daki ortalama bir şişe vodka fiyatına ulaşırsınız, ki bunlar son vergi artışından sonraki olay. Başlıca vodka markalarından bahsetmek gerekirse, Absolwent, Belvedere, Biała Dama, Chopin, Polonaise, Sobieski, Soplica (en güzeli budur hele fındıklısı, anlayamazsınız, hem de ne ), Wyborowa, Żołądkowa Gorzka, Żubrówka. Spiritus isimli vodka ise vodka değil adeta bir benzindir, %97’lere varan alkol oranıyla hepinizi bir kez daha uyarayım. Zaten bu, limonataya, sütlü fındıklı karışıma (monte) karıştırılarak seyretiliyor. Limonatayla karıştırılmış vodka’nın genel adı Cytrynowka ‘dır bunu da unutmayalım çok önemli. Polonya’nın bir diğer önemli içkilerinden birisi de BİRA’dır. Şarap v.b. ürünler çok fazla tüketilmemekte, tüketilse de genel de 1 şişeyle sınırlı kalmaktadır. 10 TL civarı güzel Bulgar ya da Gürcü şarapları bulabilirsiniz. Bira konusuna gelirsek, içtiğiniz biraların tarihi muhtemelen Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethettiği tarihe dayanmaktadır. Çok kaliteli, çok özenle hazırlanan biralardır ve Türkiye’dekinden tamamen farklıdır. Türkiye’ye dönünce “yaaa bunlar bira mı yaa üfff” dedirtecek türdendir. Türkiye’de 3 tane bira markası sayabilirken (ki bunların 2si tek şirkettir) Polonya’da bira markalarını sayamazsınız. Sayamadığınız için bira türüne göre tercih yaparsınız, aşağı yukarı hepsi çok kaliteli biralardır. Bira türlerinin başlıcaları Niefiltrowane (filtresiz), Niepasteryzowane (pastörize edilmemiş), Jasne (açık renkli bira) olarak sıralanabilir. Mocne yazan görürseniz bu alkolün hacmen fazla olduğunu yani kuvvetli olduğunu gösterir. Başlıca markalar ise Tychy, Lech, Dojlidy, Żywiec, Elbrewery, Leżajsk, Warka, Cieszyn, Okocim, Kasztelan, Łomża, Perła olarak sıralanabilir. %5’ini görümüş oldunuz. Polonya’da yaygın olarak özellikle kadınlar birayı şurupla içer, dolayısıyla erkek de olsanız kadın da siz de mecbur öyle içeceksiniz karşınızdakine uyum sağlamak için. Bu şuruplar zencefil, ahududu, karpuz, limon, bal, kola, muz, hatta yeşil muz olabilir. İyi yanı güzel aroma ve biranın sertliğini baskılayıp size daha çok içirtmesi, böbrek sistemlerinizi iyi çalıştırması, kötü yanı ertesi gün ben buraya, eve, yurda nasıl geldim dedirtebilmesi (geçen yine arkadaş dedi öyle oluyormuş).

            Alkollü içkileri clublarda mümkün mertebe tüketebildiğiniz gibi, her şehirde bulunan Pijalnia wódki i piwa, BaniaLuka gibi mekânlarda 4 zł’ye shot veya bira olarak edinebilirsiniz.

                                                                                                                                                                                                              Yazıyı gönderen: JestemTurkiem

Yorum yapın

Yorum

Etiketler:
Kategoriler:
Yiyecek & İçecek
Berkman D.

PolonyaSeverSayar bir Sosyal Medya Uzmanı