17 Eki 2017

Polonya’da Yaşam Şartları

        Polonya 38,5 milyon nüfusu olan bir ülkedir ve Avrupa’daki çoğu ülkeden fazla nüfusa sahiptir diyebiliriz. Başkenti Varşovadır. Varşova’nın 1,7 milyon nüfusu vardır. Avrupanın ortalarında yer aldığı için diğer ülkelere de ulaşım kolay.

 

        Polonya kışları çok soğuktur. -25 dereceye kadar görülmekte. Erkekler için söylüyorum bıyıklarınızda donmuş bir buhar kitlesi hissedeceksiniz 🙂 Yazları ise ortalama 25-30 derece civarında bir hava durumu hakim. Peki Polonya da denize girilir mi ? Tabii ki de girilir, 20 dereceden daha fazla  sıcaklık gören polonyalılar baltık denizine akın ederler. Türkiye de ki gibi 30-35 derece sıcaklıklara alışık olmadıkları için onlarda kendilerini böyle alıştırmışlar 🙂

İşte size Gdansk’dan bir görüntü. (Hic de fena değil dimi 🙂 )

 

        Ulaşım; polonya içerisinde seyahat edecekseniz, trenler öğrencilere %50 indirimli oluyor (Mesela ben Varşova’dan Wroclaw’a 30 zl ye gitmiştim). Ve öğrenci dostu Polski Bus. Genelde fiyatları uygun ve konforlu otobüsleri var. Ayrıca denk getirebilirseniz otobüs biletleri bazen 1zl oluyor. ( Ben bir keresinde 5 tane bilet almıştım 1zl den). Ayrıca bla bla car denen bir nimet var. Bilmeyen arkadaşlarımız için bla bla car; atıyorum ben Ankara dan İstanbul’a gidiyorum şahsi arabamla ve boş koltuklarım var, bunları bla bla car da belirtiyorum ucuz bir fiyata boş koltuklarımı kiralıyorum. Bu hem bana yol arkadaşı sağlamış oluyor ve yanımda seyahat edecek arkadaşlar içinde maddi anlamda iyi oluyor. Bunu ülkeler arası da kullanabilirsiniz. Budapeşte’den Krakow’a 15€ ya gitmiştim 🙂

        Şehir içi ulaşımda en önemli yol arakdaşımız Jakdojade. Jakdojade bir mobil uygulama olup Polonya’nın çoğu şehirinde kullanılabilir. Peki bu uygulamamız ne yapıyor ? Bulunduğunuz yerden yada seçtiğiniz durakdan gidiceğiniz yere ulaşabilmek için kaç numaralı otobüse ya da tramvaya binip nerde aktarma yapıp nerde ineceğinizi gösteren çok yararlı bir uygulamadır. Yani internetiniz ve jakdojade niz varsa Polonya’da kaybolma ihtimaliniz yok denecek kadar az 🙂 Şehirlerdeki tramvay ağları hemen hemen şehrin en ücra köşelerine kadar ulaştığı için bir sorun yaşayacağınızı düşünmüyorum. Biletler yarım saatlikten başlayıp 3 aylık ve dönemliğe kadar gidiyor. Yarım saatlik biletler 1.5 zl ve 3 aylıklar yanlış hatırlamıyorsam 120 zl idi. Eğer çok kullanıyorsanız uzun süreli almanız sizin açınızdan yararlı olacaktır.

 

        Kışların soğuk olduğundan bahsetmiştim, gelirken kışlık eşyalarınızı getirmeyi unutmazsınız ama gene de ben hatırlatayım. Ben çok kazak getirmemeniz taraftarıyım ama çok üşüyen biriyseniz getirebilirsiniz. Çünkü okul sıcak zaten t-shirt yada gömlekle gidiyordum ben clublarda zaten kazak giyerseniz bir daha giymeye tövbe edersiniz.2-3 kazak yeterli olacaktır. O yüzden t-shirt ve gömleğe ağırlık vermenizi öneririm. Ayrıca her ihtimale karşı yanınızda mayo getirmenizi de öneririm; mesela Budapeşte’de thermal bath e gidip benim gibi kalmazsınız ( aa ben onu hiç hesaba katmamıştım ya) diye 🙂

 

 

        Barınma bakımından öğrenci için bence yurt en iyi seçim. Çünkü hem ucuz hemde diğer insanlarla sürekli iletişim içerisindesiniz. Ve Polonya gençliği eğlenmeyi bildiği için sıkılmazsınız 🙂 Benim kaldığım yurda aylık 330 zl (80€) veriyordum ben ve internetine kadar her şey dahildi.Tabi eve çıkmanın da kendine göre avantajları var. Ama biraz tuzlu olabilir.

        Haftalık alışverişinizi Polonya’nın Bim’i 🙂 Biedronkadan yaparsanız baya ucuza getirebilirsiniz. Haftalık 50 zl lik alışveriş yapsanız yeterli bence.(Tek kişi için). Patlıcan ve kıl biber bulmanız zor olacaktır, bulsanız bile baya pahalı olur. Patlıcan sanırım Carrefour da vardı.

        Polonyalı insanlar ne kadar düzenli ve çalışkan olsalar da , eğlenceye de bir o kadar düşkünlerdir. Haftanın yorgunluğunu atmayı iyi bildiklerini, cuma ve cumartesi günleri dolu dolu olan club ve publardan anlayabilirsiniz.Otobüsler eğlenmeye giden öğrencilerin kahkahalarıyla inler. Bazen gaza gelip marş söyleyen bir grup da görebilmeniz mümkündür.

        Polonyalı insanların yabacı uyruklu insanlara bakış açısı oldukça olumlu. Diğer Avrupa ülkelerine göre yabancı uyruklu insan sayısı az olduğundan size karşı bir sempati duyuyorlar. Türkler kadar olmasa da ülkelerini ve kültürlerini tanıtmayı seven insanlar yani. İngilizce bilen insan oranı da Türkiye’den fazla diyebilirim. Bu oranın da büyük çoğunluğunu genç nüfus oluşturuyor. Şöyle bir istisnayla da karşılaşabilirsiniz; yolda yürürken garanti bir evsiz arkadaşımız gelip sizden sigara ya da başka bir şeyler isteyebilir. Siz lehçe bilmediğinizi söyleyip yolunuza devam etmeyi düşünürken bu arkadaşımız birden ingilizce konuşmaya başlayabilir 🙂 Olur da denk gelirseniz şaşırmayın.

Yorum yapın

Yorum

Bir Cevap Yazın