18 Eki 2017

Polonya’da YAPMAMANIZ Gereken En Önemli 10 Şey

Merhaba, beni hatırladınız mı ?

Bugüne kadar güzel ülke Polonya’nın, güzel şehirlerinden, güzel yemeklerinden, güzel insanlarından bahsettim. Her güzelliğin bir bedeli olduğunu da söylemenin zamanının geldiğini düşünüyorum. Tüm bu güzelliklerin durup dururken olmadığını, bunları oluşturan etmenlerin başında gelen olgunun da “kurallar” ve “kurallara uymak” olduğunu belirteyim. Eğer bu güzel ülkeye uzun dönem eğitim (Lisans, MSc – MEngSc, PhD) veya çalışmak için geldiyseniz burada söyleceğim “YAP-MA-MA-NIZ Gereken En Önemli 10 Şeyi” ya da bir kısmını bir şekilde tecrübe etmişsinizdir. Kısa dönem bu güzel ülkede bulunduysanız (Erasmus, gönüllülük hizmetleri (EVS; European Voluntary Service), turistik ve diğer…) bu gerçeklerle yüzleşenleriniz nispeten daha azdır. Ama yüzleşenler de genelde tam dönmeye yakın zaman dilimlerinde acı bir şekilde bu gerçekleri tecrübe edebiliyor.

Bu yazının amacı, acı tecrübeler yaşamamanız, güvende ve yasal çerçeveler içinde hayatınızı devam ettirebilmeniz için.

Polonya anılarınız sizinle beraber hep güzel kalsın.

İşte o en önemli 10 Şey !

1) Ulaşımda uyanıklık yapıp para ödememek

Ah şu 129'un (sto dwadzieścia dziewięć) ve onun gece versiyonu 601 (sześćset jeden) dili olsa da konuşsa.

Ah şu 129’un (sto dwadzieścia dziewięć) ve onun gece versiyonu 601 (sześćset jeden) dili olsa da konuşsa.

Polonya’nın başta büyük şehirleri olmak üzere (Kraków, Varşova, Wrocław … ) (evet mahsus Kraków’u önce yazdım) tüm şehirlerinde ulaşım çok düzenli ve güzeldir.

Not; otobüsler ile ilgili yazılan her şey tramvaylar için de geçerlidir.

-Otobüsler durakların önünde bekler, siz arkasından koşturmazsınız, siz binmeden ve otomatik kapılar kapanmadan katiyen şoför gaza basmaz, engelli bir vatandaşın erişimi kolaydır,

Bunu yapmıyoruz arkadaşlar. Zaten yerler buzlanabilir, düşersiniz.

Bunu yapmıyoruz arkadaşlar. Zaten yerler buzlanabilir, düşersiniz.

-Polonya sistemi oturtmuş bir ülke. JAKDOJADE (how to go) uygulamasıyla mümkün olan tüm olaslılıkları ve alternatifleri (evet ikisi farklı şey) kontrol edebileceğiniz bir sistemleri vardır, atıyorum gece 03.22 ‘de otobüs uygulamada gözüken duraktan kalkacaksa veyahut oradan geçecekse 03.23 ‘de o otobüsü orada bulamazsınız, tam dakikasında kalkmıştır, tam dakikasında geçmiştir, 1 dk bile beklemez (yol yapım çalışması ya da anormal bir durum olmadıkça).

JAK (HOW) DO (TO, TOWARDS) JADE (GO). Android için bedava. En son "arkasında ısırılmış elma olup, cafe ve barda sigara paketi ve araba anahtarının üstüne konmak için kullanılan" telefonların işletim sistemi için paralı idi.

JAK (HOW) DO (TO, TOWARDS) JADE (GO). Android için bedava olup, en son “arkasındaki ısırılmış elma ile, cafe ve barda sigara paketi-araba anahtarı kombinasyonu için kullanılan” telefonların işletim sistemlerinde paralı idi.

-Havaalanından şehir merkezine taş çatlasa 5 Türk Lirasına ulaşımınız sağlanır. Hangi ülkede bu hizmet var ? Misal Paris, 15-17 Euro bu işin fiyatı. (Peki ya Türkiye’de kaç TL ?)

-Günün her saati bol miktarda seferler mevcuttur.

Polonya'da durakların bir çoğunda bu çizelgelere bakıp, saati kontrol edebilirsiniz.

Polonya’da durakların birçoğunda bu çizelgelere bakıp, ulaşım saatlerini kontrol edebilirsiniz.

-En önemlisi de Polonyalı’lar otobüste oturmayı hiç sevmez, tüm yerler size kalır, rahat rahat oturursunuz, zaten nerede otobüste oturan biri var Polonya’da, o %70 Türk’tür.%20 başka millet, %10 ayakta duramayacak sağlık problemi olan bir Leh. Siz bir Türk olarak yaşlılara yer vermek isteyebilirsiniz, ama alacağınız tepkilere şaşırmayın, özellikle kadınlar. Çok azı size “bardzo dziękuję” diyecektir, diğerleri ise ona yaşlı gözüyle baktığınız için bozulurlar hatta laf da çarpabilirler. Bu Katarzyna’lar 20sinde neyse 80inde de odur. Bıraksanız cluba yardırırlar.

Bütün bu güzelliklerin, hizmetin, düzenin elbetteki bir bedeli var. Lehçe ve Türkçe’de aynı olan bir kelime. “Bilet”. (Sadece bilet’i bilin şimdilik, hiç karıştırmayın çoğullarını (: )

Örnek bilet makinası. Dokunmatik ekranı var. İngilizcesi de var. Ama sitedeki Lehçe derslerini takip edenlere Lehçe ekranı da var.

Örnek bilet makinası. Dokunmatik ekranı var. İngilizcesi de var. Ama sitedeki Lehçe derslerini takip edenlere Lehçe ekranı da var.

Genelde bizim insanımız “yhaaa khanka tüm avrupayı gezdim hiç para ödemedim, pasaporta yazdılar bişey olmasın sonra?” tadında takılmaktadır. Yapmayın. Fazla birşey olmaz tabi ki, bir gün tekrar Polonya ya da başka bir Avrupa ülkesine gitmek istediğinizde konsolosluk vize başvurunuzun cevabında “Yhaaa khanka, sen de bizde bilete para ödememişsin ? Bekle girersin Schengen’e” diyebilir. İstediğiniz kadar adınızı yanlış verin, pasaporta işlendiyse bitti. Ha bugün çıkar gidersiniz Türkiye’ye, birşey de olmadı diye kasılırsınız, ama yarın öbür gün karşınıza çıkar, isterlerse eğer siz Türkiye’de bile olsanız sizden onun parasını çatır çatır alabilirler. Ayrıca milletimizi ve ülkemizi güzel bir şekilde tanıtmak varken, zaten buna ihtiyacımız varken neden böyle şeyler ?

Panią Agnieszka biletini okutuyor. Tebrik ediyoruz. Siz de okutun, çok zevkli, mükemmel bir şey.

Panią Agnieszka biletini okutuyor. Tebrik ediyoruz. Siz de okutun, çok zevkli, mükemmel bir şey.

İş bu yakalanmalar ve sıkıntılar olmaması için bu biletleri mutlaka almalısınız. Öğrenim için gittiğinizde elbette sizin okul kartınıza ulaşım kartı da tanımlanacak, ara sıra kontrol olduğunda pos makinası gibi bir cihazla kartınızın çipini okuyacaklar “dobra dobra, dziękuję” diyip geçecekler. Ama eğer bu okul kartınızda yeterli bakiye yoksa, veya bilet almadan ulaşım aracına bindiyseniz, bileti alıp da uyanıklık yapıp ulaşım aracı içerisinde o bileti işletmediyseniz (makinada okutmadıysanız) hiç beklemediğiniz anda otobüse ya da tramwaya atlayan iki kontrolcünün “proszę bilet do kontroli” demesiyle irkilir, laf anlatmaya çalışır anlatamazsınız. Ayrıca sivildirler. Sizi otobüsten indirme yetkilerine de sahiptirler, para para diye tuttururlar ve malesef ki rüşvet isteyebilirler. O yüzden duraktan veya ulaşım aracı içindeki makinadan dün geceki vodkalardan artmış olan zlotylerinizi kullanarak bilet alın. Gideceğiniz yer (zone 1, zone 2 gibi) ve gidebileceğiniz süreye göre bileti alın (20 dk 40 dk 70 dk gibi atıyorum bu dkları). Bu kontrolcülerin böyle bir uyanıklığı da vardır, 20 dklık bilet alırsınız, baktınız biraz trafik var, 20 dkyı geçecek bunlar yoldan bir yerden atlarlar hemen, o yüzden hep 40 almanızı tavsiye ederim. 1 Tl falan oynar, nolacak. Zaten okul kartınıza yükleteceğiniz ve sınırsız “gez babam gez” krediniz olacağı için bu işleri belki ilk zamanlar yaşayacaksınız ama ben yine de söyleyeyim (bir de herkes eğitime gelmiyor).

Otobüste; -Bilet kontrol, lütfen çıkaralım. -Benim biletim yok. Esas ben senin biletini göreyim, var mı? -Ben kontrolcüyüm! -(meşhur küfür) Ben de elektrikçiyim, elektriğe para ödemeyeceğim anlamına mı geliyor ?

Otobüste;
-Bilet kontrol, lütfen çıkaralım.
-Benim biletim yok. Esas ben senin biletini göreyim, var mı?
-Ben kontrolcüyüm!
-(meşhur küfür) Ben de elektrikçiyim, elektriğe para ödemeyeceğim anlamına mı geliyor ?

Evet komik değil, Polonya esprileri böyle, çok da şey yapmamak lazım, sonuçta hiçbir milletin espri anlayışı bizimki kadar güzel değil, belki biraz yaşlı facebook’u paylaşımı gibi bir resim oldu ama napalım bunu buldum.

 

Biletimizi alıp, okutup, aldığımız hizmetin karşılığını veren medeni insanlar olarak diğer madeye geçiyoruz.

 

2) Yaya geçidinden geçmemek

“Türkiye’de olsa yaya geçidine bakmadan çık, kesin ezerler”.

Doğru.

Ama Polonya’da değil.

Vakti zamanında tüm dünyaya medeniyeti öğretmiş insanların torunları olarak bu cahilliğimiz ve medeniyetten uzaklaşmış olmamızın en kısa sürede bitmesini umuyor, bizim Polonya’nın düzenini değil, onların bizim düzenimizi beğeneceği günleri görmeyi diliyorum.

przejscie_dla_pieszych / yaya_geçidi ne kadar garip geliyor değil mi ? böyle koşmadan yaya geçidinden geçen insanları görmek.

przejscie_dla_pieszych / yaya_geçidi
ne kadar garip geliyor değil mi ? böyle koşmadan yaya geçidinden geçen insanları görmek.

Polonya’da eğer trafik ışıklarına uymaz, yaya geçidinden mesafe 1 cm bile olsa geçmezseniz ve o sırada 2.10 m boyunda sarışın bir “Policja” abimiz etrafta bulunursa, 500 zl’ye kadar ayvayı yediğinizin resmidir. Sakın “biz buraların yenisiyiz agam” moduna da girmeyin, bundan gerçekten bıkmış durumdalar, dinlemezler. Vakti zamanında ben de sadece 1 m yolu farkında olmadan yaya geçidi dışında geçtiğim için bu bahsettiğim abilerden biri “Chodź tutaj!” (gel buraya) diyerek beni yanına çağırmış, dokumentow, dokumentow diyerek pasaportumu, kimliğimi v.s. yi istemiş, benim o sırada döküman nedir bilmiyor gibi davranmam, pasaportun da icadından haberim yokmuş gibi hareket etmemle 1 saat boyunca ayak üstü iki lafın belini kırmamızı sağlamıştır. Ardından arabadan inen kadın bir polis önce kimliğin var mı diye sormuştu, kimliğin de icadından habersiz gibi yapmam üzerine  “hani böyle resmin olur üzerinde” diye adeta bir anne şevkati sergilemişti ve sonra da “bir daha olmasın” lafını çakıp benim paçayı kurtarmıştı. O gün şanslıydım, ama siz olmayabilirsiniz, o yüzden sabahın 4’ünde yayalar için kırmızı ışık yanarken ve etrafta trafik olmasa bile bekleyin, hele yaya geçidini kullanmadan hiçbir yere geçmeyin, adamlar zaten duruyorlar, ilk başlarda birbirinizle biraz bakışırsınız sonra da alışırsınız hatta ileriki zamanlarda “yha ben Türkiye’ye dönünce napcam, uff nasıl karşıdan karşıya geçcem, kesin ezerler beni” falan da dersiniz, pamuk prensesler olarak.

3) Sokakta içki içmek

Topluma açık yerlerde (sokak, bağ bahçe, park v.s.) içki içmek yasaktır. Bazı yerler özel olarak belirtilmiştir ve oralarda serbesttir. Bize ilginç gelse de bazı üniversitelerin, kampüslerinde bile demiyorum bakın, bahçelerinde içmek serbesttir. Kraków AGH üniversitesinin bahçesi ve yine Kraków Uniwersytet Rolniczy tecrübe ettiğim mekânlardandır. Bizim Politechnika Krakowska’da içen görmedim. Hatta haftanın bazı günleri AGH’dan çıkanlar tek otobüse doluşur aman yanlışlıkla o otobüse binmeyin, körüklü otobüsün önü ile arkası senkronize şarkı söyler, siz de otobüste kusan çok olduğu için onlara basmama gayretiyle vals dansını adetâ kendi kendinize öğrenirsiniz.

4) Sokakta sarhoş olup olay çıkarmak veya sarhoş olup sızmak

Çok açık söylüyorum. Polonya polisi sizinle hiç uğraşmaz. Eğer bir polis (ki genelde en az 2li gezerler) sizi taşkınlık yaparken görürse, herhangi bir kadının (Veya erkeğin) hürriyetini kısıtlayacak bir hareket yaptığınızı görürse ensenizden çeker ve tekrar ediyorum, tek kelime İngilizce bilmezler. Rütbesi yüksek olan polisler yine biraz bilse de er diyebileceğimiz polisler katiyen bilmezler. Bir banka sızayım, 2 dk gözümü kapatayım derseniz ve polis o an oradan geçmekte olursa sizi uyandırıp taksiye bindirir yollar, diyeceğimi mi sandınız ? Umarım fazla tokat yemezsiniz. Erasmus’a geldiyseniz kommün sistem olarak yaşayıp 30 cm yakınındaki arkadaşına bağıra bağıra konuşan İspanyolcasını geliştirip giden “İspanyollar’a” özenip de taşkınlık yapmayın, üzülürsünüz. İspanyolları’da ne kadar gözünüzde büyüttüğünüzü anlayacaksınız zaten. Duydunuz mu Biscolatacılar ?

5) İçkili olarak araç kullanmak

Neden mi araç dedim ? İçkili olarak bisiklet kullanmanız dahi yasaktır. Sıfır tolerans. Polonya bu konudan çok çektiği için toleransı da sıfır oluyor. Derdinizi anlatamama ve bir miktar içerde gözetim altında tutulmanız da dahil.

6) Oltaya düşmek, ağa gelmek, zokayı yutmak artık ne derseniz deyin

Bu söyleyeceğim dünyanın çoğu ülkesinde var, özellikle Çin’de. Ama Polonya’da da hatrı sayılır derecede bu olaylar mevcut.

Bir akşam sevdiğiniz bir kankanızla (ikinizde erkeksiniz) dışarı çıktınız, ya da tek çıktınız (bakın yine erkeksiniz 🙂 ) şemsiye tutan ve sizi gece kulüplerine çağıran kızların haricinde bir de sizin kara kaşınıza kara gözünüze bir bakışta vurulmuş gibi davranan hanımlar olacaktır. Siz de peh peh peh kasılacaksınız, o da size “birşeyler içelim mi?” diyecek. Bunun üzerine anlaşmalı olduğu bir bara sizi götürecek, siz “vay anam vay” derken içkileri içeceksiniz. Sonra birden hesap gelecek. Bir de bakmışsınız ki, az önce 5 zl etmeyecek bira 450 zl imiş. 3 tane siz 2 tane de o bira içmişti, hatta o muhtemelen kokteyl falan içecek, geldi mi size 2000-3000 zl hesap ? Ödemeyecek misiniz ? Olay çıkarırım mı diyorsunuz ? Unutmadan hatırlatalım, Polonya’da barların %90’ını bina zemin seviyesinden 5 m aşağıdadır, yani izbe, mahsen gibi yerlere doğru inersiniz hep. Polonya yapıları bu şekildedir. Ödemem diyen arkadaşlar için sizi bu izbe, mahsen gibi yerlerde bu arkadaşlar bekliyor olacak;

Hesabı getirin arkadaşın.

Hesabı getirin arkadaşın.

7) Taksici tarafından kandırılmak

Yine burada da bahsedeyim, yukarıda kadınlar aracılığıyla kandırma gibi taksicilerin de en çok kandırmaya çalıştığı ülke Çin’dir. Çin’de bırakın taksileri, turist olduğunuzu anlayınca herkese bir haller olur, birşeye 5000 yuan derler, ooo pahallı derseniz tamam tamam 5 yuan derler (beş) siz de dersiniz ki “vay arkadaş, demek ki bunlar beni hep kazıklayacaklar” , taksiler de öyledir 150 derler, taksimetre ile 20 tutacak olan yer. Bu ülkeler için taktik genelde aynıdır, mutlaka taksiciyle anlaşın, bir kâğıda sizi kaça götüreceğini yazdırın ve sert olun. Varşova havaalanından centralnaya sizi 150 -200 zl ye götürmek isteyen taksiciler olacaktır, içinizden wypierdal** ku*wa diyin, taş çatlasa 70-80 zl tutacaktır, hadi 100 olsun ama hiç sanmıyorum. Mesela Kraków’da en yüksek verdiğim taksi ücreti 80 zl’dir ve beni neredeyse Slovakya sınırına kadar götürmüştür, siz artık oradan hesap edin. Eğer sizi panik içinde, elinde çanta bavul ümitsiz görürlerse daha da bastırırlar, korkmayın birşey olmaz, dışarda kalırsınız nolacak, kaldı ki hem otobüsler her zaman var hem de 24 saat açık bir sürü cafe, fastfood dükkanı var, burası Polonya, 24 saat yaşar tüm şehirler, endişeye gerek yok.

8) Kulüplerde aman

  • Sizi sinirlendirecek bir durum ile bile karşılaşsanız sakin olup alttan almaya özen gösterin, yabancı bir ülkede olduğumuzu unutmayın.
  • Herhangi bir karmaşa olduğunda kendinizi olaydan uzak tutun.
  • Bol bol eğlenin ama eğlenceniz düzeyli olsun ve derslerinizi ihmal etmeyin.

9) Çıkan kargaşayı film seyreder gibi seyretmek

Ola ki Polonya’da kendi hâlinizdeyken sokakta birden bir kargaşa, kavga gürültü çıktı, hükümeti protesto, siyasi protestolar, futbol holiganlıkları v.s. gibi. Hemen oradan uzaklaşın. Ata sporumuz “inşaat seyretmek” gibi durup da ne oluyor diye bakmayın, kim vurduya gidip polis sizi de götürmesin. Bu tip olaylar en çok Polonya’nın sovyetlerden ayrılışı veyahut Yahudi, İkinci Dünya Savaşı konulu etkinliklerde ya da bunların yıl dönümlerinde çıkar ve tabi ki futbol maçları esnasında, sonrasında, öncesinde. Allah korusun bir kurşun sizi yaralayabilir, basınçlı suya maruz kalabilir, erkeklerin önemli parçalarından birini ısırmaya programlanmış polis köpekleri size saldırabilir. Bu en sonuncusu çok önemli, bizim millet ancak o zaman işin ciddiyetini anlıyor. Hatırlarsanız taa lise döneminde “uzun süre açlık sonucu vücut proteinleri yıkmaya başlar” diye bir bilgi vardır, herkes aman nolcak diye dinlemezken “ama önce eşey proteinleri” diyince pür dikkat kesilirdi. İnsanoğlu hiç değişmeyeceği için.

10) Erkekler için : Striptiz kulüpleri ve bazı herkes tarafından gidilen evlere (!) gitmek

Polonya’da striptiz kulüpleri ve yazdığım bu “evlere” karşı herhangi bir yasa bulunmamaktadır. Şehrin en işlek en merkezi yerinde demin bahsettiğim elinde renkli şemsiyelerle sizi striptiz kulüplerine çağırmaya çalışan kızları görürsünüz. Sizin kendi bileceğiniz iş, fakat, bu tarz yerlerde özellikle Kraków’da içkinin de etkisiyle turistlerin hesabından yüklü miktarda paralar çekilebiliyor. İnternette haberlerini bulabilirsiniz, bir İngiliz’in 1 saatlik ziyaret için 130000 pound’unun çekilmesi gibi.

Ayrıca bir arkadaşım söyledi, diyor ki, dışarda sokakta yolda göreceğiniz insanlar, buralardakilere göre kat kat kat daha “güler yüzlü” cinstenmiş, öyle dedi yani.

Bu yazı da böyle bitti. Kendinize iyi bakın.

Polonya’da Üniversite Okumak istiyorsanız Buraya Tıklayın 😉

Do widzenia !

JestemTurkiem

 

 

 

Yorum yapın

Yorum

Bir Cevap Yazın