17 Eki 2017

POLONYA’DA BÜNYEMİZDE MEYDANA GELEN DEĞİŞİKLİKLER

Öncelikle şunu söylemeliyim arkadaşlar Polonya’ya ayak bastığınız ilk günkü ruh haliniz, hayat görüşünüz, yaşama sevinciniz ile son gün arasında dünyalar kadar fark olacak. Sizlere tavsiyem mutlaka bir günlük tutmanız. Gün gün, hatta saat saat anılarınızı yazmanız. Evet abartmıyorum arkadaşlar ben bunu yaptım. Hepinizin de takip ettiği üzere yakında çıkacak olan kitabımda ilk günümden son günüme kadar yaşadığım maceralarımı paylaşacağım. Çalışmalarımız sürüyor. Şimdi sizlerle duygusal  bir yazı paylaşacağım…

 

1.gün

İlk günüm doğal olarak farklı bir havaya, farklı bir su tadına alışmakla geçti. Ne yiyip içeceğiz, nerede ne yapacağız, ortamlara nasıl akacağız stresi de cabası… Yurda yerleşme derdi, yağmurlu günlere nasıl alışacağım diye kara kara düşünmeler, domuz eti muhabbeti kafamı kurcalayan bazı soru işaretleriydi.

30.gün

Yabancı insanlarla tanışmanın, onların kültürlerine ait bilgiler edinmenin, aslında hiç bir şeyimizin farklı olmadığını anlamanın, özgürlüğün, partilerin, gezilerin kıymetini anlamaya başladım. Dünyanın bir ucunda geçmişini bilmediğim insanlarla inanılmaz anılar meydana getirmenin tadı bambaşkaydı.

100.gün

İlk defa İngilizce rüya gördüm. Ve dedimki artık ben bu dili öğrendim. Aklıma konuşmakta zorlandığım ilk zamanlar geldi. Anlatmak istediğimiz kelimeyi bilmesemde birşekilde o kelimeyi karşımdakine anlatmaya çalışmanın, sözlükten baktığımda da bir daha unutmamanın keyfini yaşadım. Sizde öyle yapın. Mesela kalem kelimesi aklınıza gelmedi mi, endişe etmeyin. Başlayın zırvalamaya, elinizde yazmaya çalışarak gösterin, ne bileyim yazı yazmaya yarayan şey demeye çalışın. Aklınıza gelmeyince veya bilmediğiniz kelime olunca korkmayın. Derdinizi işaretlerle de anlatmaktan çekinmeyin. Üstüne birde üç ay sonra İngilizce rüya gördünüzmü bu iş tamam.

  1. gün

Bir insanın duygularını kendi dilinde ifade etmesinin kıymetini ilk defa Polonya’da anladım. Bazı zamanlar yabancılarla o kadar çok zaman geçiriyordum ki, Türkçe konuşmayı özlüyordum. Etrafımda özellikle Türkçe konuşan insan olmamasına dikkat ediyordum. Bu sayede dilimi çok üst seviyeye çekebildim. Hatta hiç unutmam, bir gün perde kelimesi aklıma gelmemişti. O an farkettimki kendi dilin bile olsa kullanmazsan unutuyorsun. İki  saat kendimle hatırlamak için inatlaştım ve hatırladım.

 

 

 

200.gün

İlk defa yabancı bir kızı sevmenin hissiyatını yaşadım. Sevginin dini, dili, ırkı yok. Fakat mesele bazı zamanlarda insanın tam olarak kendini ifade edememesi. Ona söylediğim güzel sözleri tam anlamıyla onun dilinde de söylemek isterdim. Yada Türkçe olarak onun net bir biçimde anlamasını. Ancak bu isteğim sadece bazı özel zamanlar içindi. Yoksa sevgi her türlü çok keyifliydi. Hele ki soğuk ve karlı Polonya akşamlarında şehir ışıklarında el ele yürümek…

 

  1. gün

Yavaş yavaş insanın aklına bu güzel günlerin biteceği ve dostlarından ayrılacağı düşüncesi girmeye başlıyor. Her güzel şey gibi Polonya macerasıda bitiyor ve her şey inanılmaz ve unutulmaz bir hatıra olarak hafızalarda yada eğer tutarsanız günlüklerinizde kalıyor.

 

260.gün

Ayrılığın dayanılmaz acısıyla karşılaşıyorsunuz ve bir anda yapayalnız kalıyorsunuz. Çok değil daha iki gün önce dostlarınla deliler gibi sevinçle yürüdüğün sokaklarda yalnız başına yürümek size şunu yaşatıyor; yaşadıklarım rüyamı yoksa gerçek mi, ?

 

261.gün

Türkiye eninde sonunda dönüp o cennet vatanın toprağını öpüyorsunuz. Ne olursa olsun vatan tatlı geliyor ve bir nebze olsun kendinizi Polonya’ya karşı avutuyorsunuz. Sonra şöyle bir kendinize bakıyorsunuz. Aklınıza Polonya’daki ilk gününüz geliyor. Sanki aradan on yıllar geçmiş gibi hissediyorsunuz. Aslında bu hissin sebebi değişen hayat görüşünüz. Polonya’dan sonra beyninize yüklenmiş olan yeni hayat görüşü. Evet arkadaşlar işte o an anlıyorsunuz, hayatınızın bundan sonraki bölümü çok farklı olacak ve siz herkesten faklı olarak, bir adım önde olacaksınız.

Sonraki 1Hafta

Eğer günlük tuttuysanız, yazdıklarınızı okuyup okuyup ağlayacaksınız, eğer güzel bir fotoğraf arşiviniz varsa yine resimlere bakıp bakıp ağlayacaksınız…

Yorum yapın

Yorum