24 Tem 2017

Polonya ve Türkiye Eğitim Kıyaslaması

Merhaba arkadaşlar!!! Bir aylık aradan sonra sizlere birazda Polonya ve Türkiye arasındaki eğitim kıyaslamalarından bahsetmek istiyorum.

 

Polonya’da tam bir yılımı geçirdim. Üniversiteye başladıktan yani evimden ayrıldıktan sonra yaşadığım hayatta kendimi bulduğum söylenirse, şimdi 28 yaşındayım ve on yıl geçmiş. Ve kendi isteklerim doğrultusunda yaşadığım bu on yılın, bir yılını Polonya’da geçirmek bence hiçte azımsanacak bir süreç değil. Hele ki bu bir yıllık eğitim hayatım, bana çok büyük tecrübeler kattıysa, demek ki Polonya çok önemli bir yer teşkil ediyor. Bende ve benim gibi oraya gidip ömrünün bir kısmını Polonya’ya adayanlar için bu inanılmaz bir gerçek…

 

İyi bir eğitim insana her zaman farklı bakış açıları ve vizyon katar. Ben bir Veteriner Hekim olarak kendi mesleğim açısından olaya ufak bir değerlendirme yapacak olursam, imkânlar bakımından ve hocaların yeterlilikleri bakımından ülkemizden üstün olduklarını söylemem imkânsız. Mesela Türkiye’deki hocalarımla muhabbetimiz ve dostluğumuz Polonya ‘da aradığım en önemli şeydi. Ne yazık ki diğer arkadaşlarımdan da aldığım geri bildirimlere göre de Polonya genelinde hoca-öğrenci ilişkilerinde bir mesafe ve sertlik söz konusu. Bu durumda ister istemez Akdeniz insanın sıcaklığına alışmış kişilere biraz beton etkisi yapıyor. Bir hoca derste espri yaparsa arada öğrencilerine takılırsa bu ilişki keyiflidir. Yoksa ders anlatıp suratsız suratsız giderse kusura bakmasınlar bizim hocalarımız onların yanında kraldır, ellerinden öperim.

 

Valla tembelliğinde bize özgü bir özellik olduğunu orada net bir biçimde anladım. Aslına bakarsanız sınav ve ders geçme statüsü bakımından bizden çok farklı değiller ancak öğrenciler eşek gibi çalışıyorlar ve dersten başarısız olmak onları inanılmaz strese sokup, insanlıktan çıkarıyor. Hâlbuki bizler için dersten kalma olmazsa olmaz bir nazar boncuğudur ve çoğu zaman arkadaşlar arasında geyik konusu olur. Elbette ki dersten kalmak dünyanın sonu değil fakat Leh öğrenciler için maalesef bir ölüm kalım meselesi gibi…

 

Eğitim sistemlerinde dikkatimi çeken en büyük ayrıntı ise yine kendi bölümümden örnek verecek olursam işin pratik boyutunu bizden çok daha iyi şekilde öğrenciye kazandırmaları. Bizim eğitim sistemimiz ezberci ve dayatmacı olduğu için pratik her zaman arkada önemsiz bir yerde bekler. Öğrenci mezun olup iş aramaya koyulduğunda genelde kendini mesleki açıdan boş hisseder ve bu his yüz de yüz doğru bir histir. Bizdeki laboratuarlar kullanılmaz, bizde spor salonları kullanılmaz, bizdeki imkânlar hep kenarda bekletilir. Ancak Polonya’da en çok dikkatimi çeken şey eğitimde pratiğin öğrencinin inisiyatifi dışında zorunlu olmasıdır. Mesleki pratiği üniversitede az çok alan öğrenci maalesef ki ülkemiz ile kıyaslanacak olursa daha kalifiye ve dış dünyayı tanıyan elemanlar yetiştirdiği gözlemlerime göre acı bir gerçek.

 

Hepimiz illaki hocalarımızın beden derslerinde matematik işlediği o iğrenç günleri yaşamıştır. Zorla kafamıza sokulmaya çalışılan şeylerle okuldan soğutulan Türk öğrenciler, maalesef ki sporda çok yetenekli olmalarına rağmen eğitim sürecince sürekli bir engellemeyle karşılaşıyorlar ve bu yeteneklerini gün yüzüne çıkaramıyorlar. İşin en acı kısmı ise Polonyalıların hentbol ve voleybol gibi salon sporları dışında pekte sportif açıdan toplum olarak yetenekleri olmamasına rağmen, inadına sporu destekleyip bir şekilde bunu eğitim sürecinin olmazsa olmaz parçası haline getiriyorlar. Bizde yetenek çok fakat imkânlara set çekilmiş, onlarda sınırsız imkân fakat yetenek yok. İnsan ister istemez üzülüyor ve ülkesinin de bu eğitim pratiğine ulaşmasını istiyor.

Yorum yapın

Yorum