2 sene önce
6291 Views

Polonya Biraları ile İlgili Bilmeniz Gereken 10 Şey

Yazar

Merhabalar,

Genel itibariyle alkol tüketmeyi seviyor, en önemlisi ağzınızla içmeyi biliyorsanız, buradaki 10 önemli madde sizi Polonya’nın bira kültürüne hızlıca dahil edecek ve siz de içtiğiniz biradan, bulunduğunuz ortamdan keyif alacaksınız demektir.

Alkolun herşeyde olduğu gibi fazlasının zarar olduğunu hatırlatır, “sorumluluğunuzu unutmadan eğlenin” der, yazıya geçeriz.

Unutmadan, “khankhaa yha, 100 şişe bira içtim birşey olmadı ufff” kafasında olanlar için pek uygun bir yazı değildir, biz burada kültürden, tatları ayırt etmekten, kendi çapımızda gurmelikten bahsedeceğiz. Tabi ki bir gurme değiliz, ama yemeği içmeyi de çok seviyoruz.

Herhangi bir şekilde alkol tüketmeyen, sağlık veya inançlarından ötürü, arkadaşlara da anlayışları için teşekkür eder bir başka konuda görüşmek üzere deriz.

 

1) Çoğu bira markasının köklü bir geçmişi vardır.

– O kadar ki, bazılarının kuruluşu Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmesinden 25 yıl sonrasına dayanır ve isim değiştirmeden günümüze kadar gelir. Tadı da değişmiyor diyorlar, ama kime soracaksın ki ?

1478 devre uzun dönem Warka birası.

 

Warka birası.

Warka birası.

 

2) Biralar adından çok çeşidiyle bilinir ve öyle istenir.

-Şimdi biliyorsunuz ülkemizde 2-3 tane bira markası var ya da yok, çoğu da birbirinin bir alt kuruluşu ya da uluslararası bira üreticilerinin Türkiye ayağı gibi. İsimlerini bilerek vermedim, hem şekeri, şerbeti dayasınlar, hem çeşit yapmaktan bi’haber olsunlar, hem de en aşağı 6 Tl fiyat çeksinler.

-Ama işte sevgili Polonyalı’lar da öyle değil. Bira genel olarak adından ziyade çeşidiyle istenir. Bilen marka-çeşit-tip ilişkisini zaten bilir ama bir mekâna gittiğinizde çok yüksek ihtimalle menü’de markanın yanında nasıl karakterli bir bira olduğu yazar. Gelin o karakterleri biraz tanıyalım.

Karakter demişken, Tatra marka biraların üzerinde “Piwo z charakterem” yani “Karakterli bira” yazar, çok kolay bir Lehçe olduğu için ilk başlarda bunu anlayınca nasıl sevinmiştim, nasıl sevinmiştim anlatamam. Bu da böyle bir gereksiz anımdı, yeşillik olsun diye anlattım.

 

Piwo z charakterem

Piwo z charakterem

 

  • Lager karakteri. Lager denilen olay, düşük sıcaklıkta fermante edilip iklimlendirilen bira demektir. Hafif, tam ve aşırı sertlikte olan (güçlü) karakterli biralar lagerler arasından kolayca seçilebilir. Sırasıyla Lehçe isimleri ise; Piwo jasne pelne (hafif), Piwo jasne lekkie (tam), Piwo jasne mocne (güçlü, kuvvetli, sert) şeklindedir.

 

  • Porter ya da Stout karakteri. Bu olaylar ise koyu renkli biraları nitelendirir. Genelde Polonya’nın kuzeyinde Baltık denizine yaklaştıkça üreticilerini görmeye başlarsınız. Baltık denizine komşu diğer ülkelerin de meşhur karakterli biralarıdır. Piwo ciemne mocne olarak adlandırılır. Bakın yukarıda Piwo jasne mocne vardı burada Piwo ciemne mocne var, aradaki fark biri jasne biri ciemne. Jasny (jasne) açık, parlak, berrak, ciemne ise koyu, dark anlamındadır. Hadi yine iyisiniz, bunu da kimse size söylemez.

 

  • Amber lager karakteri. Bu karakter ise çok fazla Polonya’ya özgü bir karakter değildir, günümüzde daha çok Amerika kıtasındaki adamlar bunun peşinden gider. Amber’den hatırlayın, biraz daha kırmızımsı bir renge sahip biralardır. Ama dediğim gibi pek içmezsiniz, içerseniz de haber verin ben de geleyim.

 

  • Bock karakterleri. Artık ismi mi benziyor nedir bilmiyorum çok fazla kahverengi neredeyse siyaha kaçan bu bira tipleri kendi içerisinde milyon tane dala ayrılır fakat bizi ilgilendiren Polonya olduğu için Doppelbock ismini bir kenera yazalım. Market isimi ise Kozlak desek yeterli olacaktır.

 

3) Aromalı biralar çok sevilir.

-Polonya’da normal içilen biranın kıymeti, eğer bir mekandaysanız ve yanınızda bir hanfendi varsa, pek yoktur. Bu hanfendiler genelde biralarını ahududu şurubu (piwo z sokiem malinowym = ahududu şuruplu bira), zencefil şuruplu, yok efendim yeşil muz şuruplu (sarısı bitti yeşili kaldı), ondan sonra elma şuruplu falandı filandı içerler. Bir de genelde pipetle içerler. Yani beyler demem o ki, Türkiye’ye giderseniz zaten bulamazsınız ama mekanda “ben bi ahududu şuruplu bira alayım” eee? “ee bir de pipetle içeceğim” derseniz başka başka bakışlar görebilirsiniz.

-Unutmadan, biraları böyle kombinasyonlu içerseniz hiçbir şekilde etkisini görmezsiniz ve aman dikkat en yukarda bahsettiğim “khankha yhaa, 100 şişe bira içtim bişey olmadı ufff” moduna girebilirsiniz, aman diyeyim, yapmayın. Sizi sürekli alttan alttan uyaran birşey olacak “git, tuvalete git, git olum git” diyecek, bu size bir hatırlatma olsun, yani çok içtiniz. Böbrek taşı falan varsa da kırarsınız orda iki dk da.

 

Ahududu şuruplu bir de üstüne pipetle içilen mükemmel Leh birası.

Ahududu şuruplu bir de üstüne pipetle içilen mükemmel Leh birası.

 

4) Hareketli ve yoğun geçen bir gecenin sonunda Vodka’nın etkisini azaltmak için içilir.

Çivi çiviyi söker diye bir laf vardır. Bu tabi ki boğazınız ağrıyorsa gidin 2 kg dondurma yiyin demek değil fakat, eğer gerçekten ayarı biraz kaçırdıysanız ve bunun yavaş yavaş farkına varıp kendinizin bile “kurwa” dediğine tanık olursanız, işte o zaman bu dediğimi hatırlayın. Bu vodkanın yarattığı Hidroliz’i azaltacaktır, %40’dan %5 alkol oranına düşüp bir miktar su almak daha sonra o suyu bir önceki alkolle beraber biranın diüretik etkisiyle dışarı atmak var. İşte bunlar hep bilim.

Polonyam.com'un tavsiyelerini dinlemeyen ablamız. O sonuncu yerine bir bira içseydin, böyle mi olurdu şimdi ?

Polonyam.com’un tavsiyelerini dinlemeyen ablamız. O sonuncu yerine bir bira içseydin, böyle mi olurdu şimdi ?

 

5) Zapiekanki / Zapiekanka ile mükemmel uyum sağlar.

Eğer vücudunuza endorfin salgılatıp adeta bulutların üzerinde gezmek istiyorsanız, Polonya’nın geleneksel fast-food’u zapiekanki (zapiekanka) ile bir Leh birasının birlikteliğine tanık olun. Test edildi onaylandı. 

obraz szczęścia - mutluluğun resmi

obraz szczęścia – mutluluğun resmi

 

6) Çok ucuzdur.

-Bulunduğunuz şehrin en kral mekanında içeceğiniz bira, Türkiye’nin perakende marketlerinden alacağınız biranın yarı fiyatıdır. Şimdi bir düşünün, o zaman anlayacaksınız ne demek istediğimi. Polonya’da marketlerde 1 TL nın altında 500 ml lik bira bulabilirsiniz. Bizimkilere de 5 basar bunu söyleyeyim. Yani Polonya’dayken, bizim Almancıların Türk marketlerinden Türk büskivisi alması gibi saçma bir harekete girip de Türkiye’deyken zaten pahallı olup bir de Polonya’ya gelince 10 misline çıkan sözde Türk markası biraları almayın. Ha arkadaşınıza göstermek istiyorsanız “bu bizim bira ehe hee” diye, uzaktan gösterin ve koşarak uzaklaşın.

Dikkatler birada olsun arkadaşlar.

Dikkatler birada olsun arkadaşlar.

 

7) Tamamen bira üzerine kurulmuş mekanlar.

-Genelde mahzene iner gibi merdivenlerle alt katlarına indiğiniz, telefonlarınızın çekmediği, ama o ortamda kim takar telefonu diyebileceğiniz, biranın her türlüsünün, her markasının, her çeşidinin bulunduğu evler çok meşhurdur. House of beer, beer house v.s. şeklinde isimleri olan bu mekânlardan özellikle “Krakow’daki” tavsiyedir, gidilesidir. Durup dururken çok güzel arkadaşlıklar kurabileceğiniz gibi, zaten hâlihazırda arkadaşlarınızla gittiyseniz çok iyi vakit geçirebileceğiniz yerlerdir. Bu yerlerde “quiz nightlar” düzenlenir ve soruları bilenlere de ödüller verilir (yani kim daha hızlı Google’dan bakarsa). Ayrıca bu mekanlarda Polonya biralarının haricinde yine çok güzel biralarıyla ün salmış her ne kadar Polonya kadar güzel olmasa da yine de güzel diyebileceğimiz Çek Cumhuriyeti’nin biralarını bulabilirsiniz. Bu mekanlarda masayı, koltuğu artık ne varsa tuvalete yakın seçiniz.

 

Anılar, anılar... Ne yazayım şimdi, siz gidip görmeden size nasıl tarif edebilirim ki ?

Anılar, anılar… Ne yazayım şimdi, siz gidip görmeden size nasıl tarif edebilirim ki ?

 

8) Bira için dilenen insanlar.

-Polonyalı’lar açık sözlü adamlar, bizdeki gibi yalandan ekmek parası, çorba parası, çocuk okutma parası diye dilenmiyorlar, açık açık söylüyorlar, bira için diye. O yüzden yollarda gördüğünüz zaman bu tarz dilencileri pek de şaşırmayın. Hatta birçok kez benim başımdan geçti, size de söyleyim, dilencinin biri gelip gayet güzel ingilizcesiyle “I am an alcoholic, I don’t work, please give me money to buy some beers” diyebilir, “nie kurwa” dediğinizde anlayışla geri çekilebilir.

 

dürüst dilenci

dürüst dilenci

 

9) Enteresan kanunlar.

-Ne alaka birayla ? Şöyle ki, Polonya’da topluma açık sokak, park, bahçe v.b. yerlerde alkollu içki içemezsiniz, içerseniz dolmuş tipi araçlarıyla sarı polis abilerimiz önünüze atlar kurwalar havada uçuşur. Ama, bunun haricinde, üniversite kampüslerinde (siz yine de bi sorun tabi 🙂 ) bira vodka v.s. içmek serbesttir. Hele ki canm krakow’umda AGH üniversitesinin kampüsü adeta bu iş için ayrılmıştır, haftanın bazı günleri direk oradan kalkan bir otobüse herhangi bir durakta binerseniz, kusanlardan dolayı adeta otobüsde vals eder, körüklü otobüsün önünde ayrı arkasında ayrı ama sonuçta birbiriyle senkronize şarkılar duyabilirsiniz hepsinden önemlisi otobüste yer bulamayabilirsiniz. Biz Politechnika’daydık, hep ders çalışırdık hep, görmeniz lazım o yüzden bizde böyle şeyler yoktu (Desem de inanmayın).

-Peki bizdeki bir üniversitede böyle bira içilebileceğini düşünün ? Hatta bira markalarının sponsor olup etkinlik düzenlediğini ?

 

düşünemedi

düşünemedi

 

10) Çirkin kadın yoktur az vodka bira vardır – Çirkin erkek yoktur az para vardır.

-Bu son derece önemli iki deyişle bitirmek istiyorum. İlk lafı duymuşsunuzdur, hep söylenegelir, ama bu Polonyalılar için geçerli değildir. Mesela;

 

Polonya'nın biraları.

Polonya’nın biraları.

 

Bunları (biraları) gördükten sonra saygıyla selamlıyoruz.

milli marş

 

-Ama erkekler için uluslararası geçerlilik daima vardır.

 

yok beee

yok beee


 

 

Okuduğunuz için teşekkürler.

JestemTurkiem

 

 

Yorum yapın

Yorum

Etiketler:
· · · ·
Kategoriler:
Yiyecek & İçecek