1 sene önce
1671 Views

Özlem, Sigara ve Varşova

Yazar

Yer  Varşova

Saat gece 02.16

Hava çok soğuk denilebilecek kadar soğuk…

Burası bana biraz daha fazla sigara içirtiyor gibi. Kül tablam ağzına kadar dolu. Çakmağımın gazı bitmemek için direniyor. Ve ben neden daha fazla sigara içtiğimi sorguluyorum. Buldum. Olmayanlar için içiyorum sanırım. Boğazı seyrederek yudumlayamadığım her bir yudum rakı için bir sigara yakıyorum. Martılara atamadığım her bir simit parçası için, arkadaşlarımla koyu bir sohbetin belini kırarken içemediğin ince belli bardaktaki çaylar için ateşliyorum bir sigara daha. Ailemle beraber geçiremediğim her bir saat için içiyorum bu meledi. Burada da her yemekten sonra bir sigara yakıyorum ama hiç biri annemin yaptığı yemekten sonra içtiğim sigara kadar keyif vermiyor bana. Peki ya klarnet eşliğinde içilen sigara? Hiç aynı olur mu ses kaydı ile beraber içilenle? Olmaz tabii. İçtiğin su, yediğin yemek, hatta aldığın her nefes bile farklı oluyor burada. Sevgiler, aşklar… Çok farklı. Bir sürü arkadaşım oldu buraya okumaya gelen ve yine bir çoğu geri döndü. Peki neden? Okul mu çok zordu? Aptal mıydılar? Hayır. Hiç konuşulmayan, konuşulamayan faktörler yüzünden.  Her özlediğinde sarılacak sevgililerini aradılar yanı başlarında. Ama yoktu. Bayramlarda öpecek bir anne – baba eli aradılar. Ama yoktu. Her yaktıkları sigarada ince belli bardakta şöyle demli bir çay aradılar. Ama yoktu. Efkarlandılar bazen, dağıtmak için rakı aradılar. O da yoktu. Sabahları derse girmeden gevrek simit istedi canları çayla yemek için. Yine yoktu. Her zaman paraları da yoktu her istediklerinde memleketlerine gidebilmek için. İşte bu yüzden döndüler, yarıda bıraktılar. Olmayanlar ağır gelmeye başladığı için. Burada yaşabilmek için fazlasıyla güçlü biri olmak lazım herhalde. Hiç düşünmemiştim bunları. Hiçbirimiz düşünmedi gelmeden önce. İşin bu boyutu hesapta olmayan kısımdı. Eğer varsa bu yazıyı okuyan ve buralara gelmek isteyen, düşünmeli bence. Gelmeden önce daha çok sarılsın sevdiklerine, daha çok çay içsin mesela, daha çok simit yesin. Arkadaşlarıyla daha çok vakit geçirsin. Buralarda yapamayacakları her neyse şayet, gelmeden önce daha çok yapsın. Özlemek farklı bir şeymiş çünkü. Soranlara artık bunu söylüyorum. Burada en büyük savaş özlem diyorum.  Kalbin Türkiye’de iken yaşayabilmek mesele. Sokağa her çıkışta özlemek, yakılan her sigarada, yenilen her yemekte, binilen her otobüste özlemek var burada. Üzerinden geçen her uçakta özlemek var. Kısacası özlem var. Hem de çokça var. Ama… Bir gün bitecek bu özlem için seni tüm başarılarınla havaalanında kucaklayacak olan sevdiklerin de var diyorum kendime ben. Budur işin aslı.

Yorum yapın

Yorum

Etiketler:
· · ·
Kategoriler:
Edebiyat · Genel