24 Tem 2017

Nobel Ödülüne Doymayan Ülke: Polonya -2-

Cześć Wszystkim!

Evet Değerli Okurlar, kaldığımız yerden devam ediyoruz. İlk yazımda Nobel Edebiyat Ödüllü Polonyalı yazarları ele almıştım.  Bu yazımda ise Nobel Fen Bilimleri Ödüller’ini (Fizik, Fizyoloji veya Tıp, Kimya) kazanan Polonyalı bilim insanlarının biyografilerine yer vereceğim.

–> Marie Curie

Marie Curie

Marie Curie

Polonya’nın Millî Bilim Kahramanı sayılan Madam Curie 7 Kasım 1867’de Varşova’da Maria Salomea Skłodowska ismiyle doğdu. Matematik ve fizik öğretmeni olan bir baba ve kız yurdu müdürü olan bir annenin evladı olan Maria, çok da rahat bir çocukluk ve gençlik geçirmedi. Polonya’nın o dönemde Rus yönetimi altında olması, daha çocukken ablasını tifüsten ve annesini veremden kaybetmesi Maria için zor olacaktı. Çarlık Rusya yönetiminin kızların eğitilmesine karşı bir politikaya sahip olması Maria’nın önüne bir engel daha çıkardı bu nedenle Maria’nın rahat bir eğitim alabilmesi için yurt dışına çıkması gerekti. Ama o yurt dışına çıkmayarak eğitim almak isteyen diğer gençlerle beraber daha sonraları ismi “Uçan Üniversite” olacak olan yasa dışı bir gece okuluna gitmeye başladı. Rus polislerinin yerlerini tespit etmemeleri için okulun konumlarını değiştiren gençler çoğunlukla Varşova Endüstri ve Tarım Müzesi’nde eğitim gördüler.

“Bilim İçin Ölen Kadın” ablasının Fransa Sorbonne Üniversitesi’nde eğitim görebilmesi için Varşova’da zengin ailelerin çocuklarına özel dersler vererek para biriktirdi ve kendisi de Uçan Üniversite eğitiminin gerçek bir üniversite eğitimi kadar verimli olmadığını bildiğinden ablasını yanına taşındı. 1893-94 yıllarında Sorbonne Üniversite’sinden fizik ve matematik alanlarını dereceyle bitirerek diplomasını aldı.

1894 yılında hemşehrisi bir bilim adamı aracılığıyla o dönem Endüstriyel Fizik ve Kimya Okulu Laboratuvar Başkanı Pierre Curie ile tanıştı. Aynı alanda, ortak konularda çalıştıklarından yakınlaşarak 1895 yılında evlenme kararı aldılar.Böylelikle Maria Salomea Skłodowska ismi yerine Marie Curie adını aldı. Bu evlilikten Irené ve Eve adında iki kızı oldu.

Çiçeği burnunda Pierre ve Marie Curie Çifti

Curie çifti 1897’de uranyum gibi maddelerin yaydığı ışınlar üzerinde –ileride adı radyoaktivite olacak- detaylıca çalışmaya başladı. Zaman içinde toryumun da ışınlar yaydığını keşfettiler. Ve 1898 uranyum ve toryum gibi radyoaktif olan, adını “Polonyum” koydukları yeni bir element keşfettiklerini duyurdular. -İsmi tabii ki Marie’nin memleketi Polonya’dan gelmekte.-

1904 yılında doktorasını vererek Fransa’nın gelişmiş bilim alanında ilk doktora unvanı alan kadını oldu. Ve aynı yıl eşiyle paylaştığı Nobel Fizik Ödülü aldı. Böylelikle tarihe Nobel Ödülü’nü alan ilk kadın olarak tarihe geçti. 2 yıl sonra eşini at arabası kazasında kaybeden Marie Curie, kocasından kalan öğretmenlik görevine devam etti ve 1908’de Sorbonne’da görev yapan ilk kadın profesör oldu. 1911 yılında radyoaktif bir madde olan radyumun kötü dokulara uygulanarak tedavi edilebileceğini gösteren ve radyoaktivite konusundaki çalışmalarından dolayı Nobel Kimya Ödülü’ne layık görüldü. Galerisine bir başarı daha ekleyen ve A.Einstein’ın kendisi için “Her zaman toplumun bir hizmetkarı” dediği Madam Curie, tarihte hem iki Nobel Ödülü’ne sahip olan ilk kişi hem de iki Nobel Ödülü’ne sahip –şuan için- ilk ve tek bilim kadını oldu.

Her zaman insanlık için çalışan evrensel bir bilim çalışanı olan Curie, I. Dünya Savaşı sırasında taşınabilir röntgen cihazları yaparak hem savaş ortamında fizik tedavi uzmanlarına nasıl kullanılacağını öğretti hem de kadınlara x ışını teknolojisini tanıttılar. Bu dönemde yoğunca radyoaktif ışına maruz kalan Curie ailesi ve tüm insanlık, 1934 yılında Fransa Savoy’da yüksek radyasyon nedeniyle kan kanserinden Marie Curie’yi kaybetti.

*Bizler için bu denli çalışan hatta hayatından vazgeçen bu tatlı bayandan -yolunuz düşmesin- her hastane gördüğünüzde ya da her röntgen filmi çektirdiğinizde  bir teşekkürü esirgemeyin. 

 

–> Andrew Schally

Andrew Schally

Andrew Schally

30 Kasım 1926 yılında Andrzej Viktor Schally adıyla Vilnius, Litvanya’da [Lehçe: Wilno] doğdu. Fransa ve Avusturya askeri akademilerinde eğitim almış profesyonel bir asker olan ve Müttefik kuvvetlerle birlikte savaşan Polonya asıllı babası II. Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle ailesini bırakmak zorunda kaldı. Nazi işgali altında olan Doğu Avrupa’da sert bir çocukluk geçirdi. Romanya’da bulunan Yahudi-Leh Komitesi güvencesi altında soykırıma uğramadığı için şanslıydı. 1945 yılında İtalya ve Fransa üzerinden İngiltere ve İskoçya’ya hareket etti. “Savaş sonrası ekonomik sıkıntılara ve kemer sıkma politikalarına rağmen Birleşik Krallık’ın insan haklarına saygılı oluşu o toprakları benim cennet gibi görmemi sağlıyordu ve o zamandan beri İngilizlere karşı hep dostluk besledim.” diyen bilim adamımız lise diplomasını 1946’da İskoçya’da aldı ve daha sonra Londra’da kimya okudu. İngiliz ve İskoç futbol takımlarına hayrandı ve zaman zaman futbol kulüplerinde yardımcı olarak çalıştı. Ama eğitimine zaman ayıramadığı için futbolu bırakmak zorunda kaldı. Ama 1946 yılından itibaren günlük olarak yüzdüğü ve spor yaptığı için oldukça iyi bir vücuda sahip olduğunu söyleyebiliriz. Her zaman sloganı “Mens sana in corpore sano (Sağlıklı bir zihin sağlıklı bir vücuttadır.) oldu. İngiltere’de kaldığı süre boyunca klasik müzik sevgisinin gelişti ve özellikle Beethoven, Brahams ve Liszt dinlemeye başladı.

İngiliz Ulusal Medikal Enstitüsü’ne katıldığında 23 yaşındaydı. Ve burada daha önceden kimya veya fizyoloji-tıp alanında Nobel Ödülü alan bilim adamlarıyla beraber çalışma fırsatı buldu. Bu aktif ve çalışkan Polonyalı’yı gören bilim adamları Andrew’i takdir etti ve çalışmalarına yardımcı oldu. Liseden birikimlerini attırarak devam ettiği eğitim hayatına enstitüde geçirdiği 1,5-2 yılın ardından tam gaz devam etti. 1952 yılında kendisine Montreal, Kanada’da bulunan McGill Üniversite’sinde çalışma fırsatı verildi. Böylelikle Nobel Ödülü’ne adım adım yaklaşıyordu. Yeni üniversitesinde endokrinoloji (vücuttaki iç salgı bezlerini inceleyen bilim dalı) alanında kendini geliştirdi ve birkaç yıl içinde Endokrinoloji doktoru oldu.  1977 yılında Hipotalamusta (önbeyin bölgesi) yapılan ve birtakım iç salgı bezlerinin işleyişini denetleyen hormonları ayırıp elde etme ve bileşimle alanındaki çalışmasıyla Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nü çalışma arkadaşları Roger Guillemin ve Rosalyn Sussman Yalow ile beraber aldı.

Andrew Schally

Andrew Schally

Andrzej aynı zamanda beyninin sol lobunu da iyi kullanıyordu. Şöyle ki konuşurken rahatlıkla Lehçe’yi, Romence’yi, Yidiş dilini, İtalyanca’yı, birazda Almanca ve Rusça’yı kullanabildiğini ama Fransızca’sının artık eskisi kadar akıcı olmadığını dile getirir. Daha sonra Amerikan vatandaşlığına geçen Schally 88 yaşında yaşamına kaldığı yerden devam ediyor.

–> Georges Charpak

Georges Charpak

Georges Charpak

Georges Charpak, 1 Ağustos 1924’te -şu anda Dubrovytsia adıyla Ukrayna’ya bağlı olan- Dabrowica, Wolynskie, Polonya’da Yahudi bir ailenin çocuğu olarak Jerzy adıyla dünyaya geldi. 1932 yılında yani 8 yaşına geldiğinde ailesiyle birlikte Polonya’dan Fransa’ya göç etti. Burada Jerzy olan ismini Georges olarak değiştirdi. 1939’da II. Dünya Savaşı patlak verdi ve Charpak için sıkıntılı dönem başlamış oldu. Savaş sırasında Nazi işgallerine karşı Fransız Direnişçi Örgütü’ne katıldı. Ama 1943’te Nazi yanlısı Vichy hükümeti tarafından hapse mahkûm edildi ve 1944’te Almanya’da bulunan Dachau Toplama Kampı’na gönderildi. 1945’te savaşında bitmesiyle kamptan kurtulan Georges, Fransız vatandaşı oldu.

1948 yılında Fransa’da Escole Des Mine madenlerinde çalıştı ve maden mühendisliği alanında lisans derecesini aldı. 1954 yılında ise nükleer fizik alanında doktorasını Nobel Ödüllü fizikçi Frédéric Juliot-Curie’nin (Marie Curie’nin Damadı) laboratuarında tamamladı.

Nükleer enerji savunucularından olan Georges Charpak, 1959’dan 1991’e kadar CERN’de (Avrupa Nükleer Araştırma Örgütü) görev aldı. 1992 yılında ise “Parçacık Dedektörü”nü keşfetmesi ve geliştirmesi dolayısıyla Nobel Fizik Ödülü’nü kazandı.

Georges Charpak ve Sinema

Hareketli bir yaşama sahip olan ödüllü fizikçimiz televizyon sektörüne de el attı; 1996 yılında “Thé ou Café (Çay ve Kahve)” televizyon serisinde, 1997 yılında Marie-Pierre Curie çiftinin hayatını ve radyoaktivitenin bulunuşu konulu “Les palmes de M.Schutz (Sayın Schutz’e)” isimli filmde oynadı. 2000 yılında “On a tout essayé (Her şeyi denedik)” isimli konuşma programına katıldı. Ayrıca 2005 yılında arkadaşı Henri Broch ile astroloji, telepati, medyumluk ve bilim yolu ile ilgili “Maskeler Aşağı” adlı kitabı kaleme aldı.

Maskeler Aşağı-Georges Charpak, Henri Broch

1953 yılında Dominique Vidal ile evlenen ve 3 çocuk babası olan Georges Charpak 23 Eylül 2010’da Paris’te aramızdan ayrıldı.

Yorum yapın

Yorum

One Comment

Bir Cevap Yazın