25 Tem 2017

Bydgoszcz’ da Nasıl Taş Düşüremedim!!

 

Merhaba arkadaşlar!

Bugün sizlere çok değişik bir anımdan bahsetmek istiyorum. Benim için önemi ise hem ilk bloğum olması ve büyük ihtimal daha önce karşılaşmadığınız tarzda bir serüven içermesi. Belki içinizden düşündünüz, ya otostop çekmiştir, ya  otelde soyulmuştur, ya da partide bi kızla tanışmıştır bla bla. Yok arkadaşlar, bu yazımda sizlere Bygdgoszcz’da beni yatalak bırakıp ameliyatlara sokan bir 11 mm’ lik ‘’Böbrek Taşı’ ndan bahsedeceğim .Uzun soluklu bir hikaye olacak çünkü kısa kısa anlatmak istemiyorum .Bir solukta okuyacağınızın garantisini veriyorum.

Olay bir kasım akşamı PRL de arkadaşlarla demlendikten sonra yurda dönmemle başlamıştır. Bu kardeşiniz içinde büyüyen pislikten habersiz soğuktan karnını üşüttüğünü düşünüp ağrıyı küçümsemiş ama gecenin bi yarısı aniden gelen kusma vs nöbetlerle kendini koridorlara atmıştır. Çok şükür Slovakyalı arkadaşım (Marek) az buçuk Lehçe biliyordu  ve hastaneye yol aldık güç bela. Hastaneye varır varmaz pasaportumu, öğrenci belgemi verip kendimi yerlere attım çünkü ayakta duramıyordum. Böbrek taşı ağrısını az buçuk çevrenizden duymuşsunuzdur. Tam bir enişte-amca ağrısıdır kısaca. Neyse hemen bi serum bi hap bi röntgen ve sonuçları beklemeye başladım. Doktor az buçuk İngilizcesiyle durumun kötü olduğunu bunu düşüremeyeceğimi söyledi. Önlem alması gerektiğini söyledi. Tabi ben de önlem dediğinde olayın ameliyat olduğunu anladım ve düşürmeye çalışacağımı söyleyip teşekkür edip çıktım.

Aradan kısa bir zaman geçmişti ki bir gece yarısı çok fena gelen bir sancı. Direk tuvalete  gittim ve durum sadece istifra olmayıp daha ciddi boyutlara varmıştı .İdrarında kanlı olması felaketinde habercisiydi resmen. Korktum, söyleyemedim kimseye. Hemen Slovakyalı arkadaşa haber verdim kolumdan tuta tuta hastaneye götürdü .Hemen serum, hap vs sonuç yine aynı. Durum kötüye gidiyor ve ameliyata almaları gerektiğini söylüyorlar. Ben se durumu ailemle konuşmam gerektiğini söyleyip ayrılıyordum

Bu arada her hastaneye gittiğimden dolayı da toplamda 400 zl borcum da olmuştu hastaneye ama o da ayrı konu Ona da değineceğim .İlk gün parayı vermediğim için Annemin, babamın,ev ve iş adresleri, ev ve iş telefonları vs her türlü bilgiyi alip pasaportumu da geri verdiler.

Bende ise korku alıp başını gitmişti .İşin kötü tarafı Slovakyalı arkadaşlarım olmasa gram konuşma imkanımın olmamasıydı .Mentorumu da gece gece çağırma durumum olmamıştı.Geceleri uyuyamıyordum.Binbir zorluklarla geldiğim erasmusumun tadı resmen kaçmıştı.

Ailemle konuyu görüştüm .Durumu anlattım. Taş üretere sıkışmış ve çıkması imkansız, damarı kanatıyor sürekli.Araştırılmak,çevreye danışılmak, acil türkiye’ye dönüş planı hazırlanıp telefonu kapattık.

Daha kapatalı 3 saat olmuştu ki gece yarısı…Yok öyle bi ağrı… Anlatamam.. İnliyorum resmen odada. Hemen Slovakyalı arkadaşla hastaneye gidilir. Tetkikler yapılır ve doktor özel odaya çağırır.

Acilen ameliyat olmam gerektiği, taşın iltihap kaptırma ihtimalinin olduğu söylenir. Ben şok halindeyim. Yasalara göre 3 den fazla hastaneye aynı şikayetten gelirsem geri  gönderme yetkileri yokmuş. Gece yarısı 3.5 ta ailemi aradım ve durumu anlattım…

Tabi ki korktular endişelendiler. Abiminde Erzurum’a askere gitmesi aynı gün(terör bölgesi) üstüne benim durumum. Yıkıldılar tabi.

Gece yarısı Marek odama gidip  5 günlük çamaşır getirir ve ben hastaneye yatırılırım.Ameliyat 3. Gün olucak ve 2 gün düzenli hap alıcaktım.

İlk amaç taşı almak,alamazlarsa geriye doğru böbreğe ittirmektir.

Sağolsun dönem arkadaşlarım-oda arkadaşım özellikle-yalnız bırakmadılar.Sandwich desteğiyle iyi oldum çünkü hastanenin yemeği domuz ve tatsız tuzsuz patates-lahana.. Sıkılmayayım diye laptopumu getirmişler. Gerçekten  sıkılıyordum. Sıkıntıdan FM15 te Messi’yi defansa koyup 2 sezon bitirdim. Herif ölmüştü nerdeyse. Neyse ruh halim böyle bişeydi.

 

Odada 65 70 li yaşlarda amcalar var.Horul horul uyuyamadım tüm gece. Ürolojiden ortopedi katına,ordan adını bilmediğim başka katlara asansörle gezip durdum.

Büyük gün gelmişti. Sabahında hemşireler uyandırdılar.1 gün yemek yememiş,su içmemiştim.Sabah 6.30 du ve yeşil önlüğü giyip uzandım.Yaradana sığındım.Yalnızdım.Annemlere ulaşamamıştım ameliyat öncesi.Korkuyordum harbiden. Çaresizlik bitiriyordu içten içe.Anlatılmaz yaşanır o an. Hemşireler sağolsun anladılar heyecanlı olduğumu konuşmaya çalısıyolardi kendi dillerinde ama nafile.

Anesteziyi aldım..10.9.8..1.0

images

Uyandım .Yaşlılarla dolu odadaydım .Kalkmaya yeltendim ama olmadı. Hemşireler koştu geldi. Kalkmamamı söylediler.. Tuvalete gitmek istedim ama hemşire o acı gerçeği gösterdi. Sonda takmışlardi ve görüntü çok fenaydı. Küfür ettim istemsizce çünkü beklemiyordum böye bişey.Açtım susamıştım. Saat gece 11 di ve daha yeni uyanıyordum. Hemşire bir iki lokma bişey verdi ama durmadı içimde.. Uyamam gerektiğini söylediler ama acı mafediyordu. O koca tüp neydi lan duruyordu orda!!!

Ertesi gün bi doktor geldi .Karısı Türk’müş ve İngilizce anlaşmamız için göndermişler elemanı. Sağ olsun ne olup ne bittiği hakkında en detayı şekilde anlattı. İşler iyiye gitmiyordu.

Taşı alamamışlar. Riskliymiş. Taşı geri ittirip geri gelmesin diye içime silikon koymuşlar Lanet olası silikonu içimde hissediyordum.1 bardak suyu 3-4 kere de anca vücuttan atabiliyordum .İkinci bir ameliyat gerektiğini söylediler. Bir ay içinde..Yılbaşından 2 gün sonraya gün ayarlandı ama kesinlik konulmadi.Silikonu çıkarıp taşı kırıcaklardı bu sefer.

Sondayı 1 gün tuttuktan sonra çıkarıp,elime fatura ve makbuzları tutuşturup beklememi söylediler.

 

 

Makbuzda 7.600 zl borcum olduğu ve yapılacak diğer ameliyat hakkında bilgi veriliyordu. Sadece gülmüştüm. O sıralar kız arkadaşımdan dolayı  erasmusu uzatma düşüncem vardi hibesiz. BU fatura sonrası o da yalan olacaktı.Zihnen çökmek üzereydim.

Hastaneye zaman verin para işini halledeyim dedikten sonra yurda döndüm. Hemen sigortaya mesaj attim, ailemle konuştum. Normale dönmeye çalışıyordum ama içimdeki silikonu hissetmemek imkansızdi .Soğuğa cıkmıcaksın dedi doktor da nasıl mümkün Bydgoszcz da??

Bu sırada haberi alan dayımlar Almanya’ya çağırdı .Manheim a gittim. Sağlık sıhhat falan takılıyorum.

Sigortadan beklenen mesaj geldi ve durumun akut olduguğu ve sigorta kapsamına girmediği söyleniyordu .Cıldırdım ama halen mal bi tebessüm vardı yüzümde .Hemen avukat kuzene haber verdik .Belgelerimi attim ve beklemeye başladık.

Sigorta 2. Ameliyatı karşılamayacağını da söylemişti. Tamamen çamura batmak üzereydim .Sanssızlıklar alip başını gidiyordu. Hastaneye benimle ilgilenen doktorla konuşmaya gittim ve durumu açıkladım .İlki dahil 2. Sini de ödeyecek gücümün olmadığını ne yapabileceğimizi tartıştık. Kendisi yarın gelmemi bi planı olduğunu söyledi .Gittim.

Kuzenim gerek yasal maddeleri ,gerek hastane belgelerini, gerek sigortanın kendi maddelerini ,onlara karşı çok iyi kullanarak durumu lehimize çevirmeyi başarmıştı. Sigorta parayı ödemeyi kabul etmişti. Klasik zihniyet işte .İtiraz etmesek parayı kitliceklerdi bize.

Ertesi gün doktorun yanına gittim ve kendisi 2. Bir ameliyata gerek kalmadan içimdeki silikonu gizlice çıkarabileceğini söylemişti .Adam her konuda bana yardımcı olacağına söz verdi. Durumumu anlıyordu. Sadece hastaneden kimseye söylememem konusunda israr etti. Ertesi gün sabah 6.30 da gel dedi.

Gittim.Sadece Lokal anestezi ile yaşanabilecek bir acıyı, durumu canlandırmanız ve hayal gücünüze güvenerek bu kısmı geçiyorum. Yok böyle bişey. Cıldırdım ama çok rahatlamıştım daha fazla detaya girmek istemiyorum burda.

Evet silikon u aldırdım Taş duruyordu orda hala. Sigorta da ödemeyi kabul etmişti ama hala durumum sıkıntılıydı. Taşın acilen kırdırılması lazımdı..

Hastaneden çıktıktan bir gün sonra erasmus uzatmak için belgeleri tamamlayacak sadece 1 günümün olmasıda cabasıydı 🙁

Bu sırada 7.600 zl borçla ülkeden çıkışım olur mu olmaz mı sorusu akla geldi. Hocalarım kararsız kaldılar ve uluslararası hukuk alanında çalışan birini yönlendirdiler. Kimsenin bu konuda bir bilgisi yoktu ama onun da bir sıkıntı olmayacağını öğrenmiş olduk. Burda artık tebessüm etmeye başlamıştım.

Yavas yavaş Sonuca gelicek olursak arkadaşlar,1 aylık dönemde kilo kaybı, stres, üzüntü den yıpranmıştım ama biraz zorluklar karsısında durmayıda öğrenmiş oldum zor yollardan. Bunu farklı bi hayat tarzı olarak yorumladım kendimce .Evet çok sıkıntı  yaşamıştım ama yüzümde hep bi gülümseme vardı.Öyle alıştırmıştım bi kere kendimi. Hala uçağıma kalan 10 günün de tadını çıkarabilirdim. Yanımda bana destek olan arkadaşlarımla. İnsan yalnız olmamanın değerini bugünlerde anlıyormuş. Burdan herbirine teşekkür etmek istiyorum.

 

Haa bu arada malum taşı Türkiye de kırdırdım. Pasaportum uçağımdan 9 saat önce elime geçti.

 

Mikarin!!

 

Yorum yapın

Yorum