2 sene önce
2007 Views

Buz gibi denizin sımsıcak insanları…

Yazar

  

Hava soğuk olabilir Gdansk’ta eğer yazın ortasında gitmediyseniz, deniz de

soğuk olabilir yüzmeyi denerseniz bir o kadar. Peki ya insanlar mı ? Bak onlar

sımsıcak işte

 

gdansk1

Gdansk diye bir şehir var Polonya’da, kuzeyde. Baltık da bir inci adete. Pırıl pırıl

sokakları burham burham tarih kokuyor bu şehrin. Hele bir de mimari yapılara ilginiz

varsa şayet, Gdansk tam size göre bir yer. Polonya’nın her yerinden uçaklar, trenler,

otobüsler var bu şehre. Öyle alıp başınızı bir anda gidebiliyorsunuz yani. Kısa bir

kaçamak yapıp kendinizi ödüllendirmek için harika bir yer burası. İlk olarak şehrin

merkezinde alıyoruz soluğu, yüzlerce yıllık tarihi yapılar karşılıyor sizi. Binalar,

dükkanlar, kiliseler, kafeler, restaruantlar… Hepsinin birbiriyle yarışırcasına güzelliği

var. Tüm şehir orijinalliğini korumuş. Metropol şehirlerin bunaltıcı havası yok. Her

ayrıntı birbirini tamamlayıcı ve sanatsal. Uzun bir cadde de başlıyoruz yürüyüşe. O

cadde de sizin gibi yürüyen insanların yüzleri hep gülüyor. Herkes birbirine pozitif

enerji veriyor sanki bu şehirde. İnsan tüm derdini, sıkıntısını unutup tarihte bir

yolculuğa çıkıyor bir anda. Binalar hep yüksek, hayranlıkla geliyorsunuz caddenin

sonuna. E bir kahve de içmiş oluyorsunuz tabi anın tadını çıkartmak için. Caddenin

sonuna geliyoruz, tam bir tur daha atmaya niyetlenirken tarihi bir köprüde buluyoruz

kendimizi birden, altımızdan Polonya’nın meşhur Vistula nehri uzanıyor. Bu nehrin

son resital yaptığı yerdir bur şehir. buradan dökülüyor Batlığa. Son kez

selamlarcasına akıp gidiyor bu nehir altınızdan bu köprüde. Bir de yüksek dönme

dolap var nehrin hemen yanında. Bir de şehri kuş bakışı izleme fırsatı buluyorsunuz

gün batarken Gdansk’ta. Her şey harikulade… Bir kısa tekne turu yapmadan

duramıyorsunuz elbette Vistula’da. Eski gemiler, tersaneler selamlıyor sizi tur

boyunca. Su mu? O da çok temiz. Bir de marina var iz ilerde. Birbirinden güzel yatlar,

tekneler, yelkenliler sıralanmış kıyı boyunca. Keşke benim de bir tane olsa diye

geçiriyorsunuz içinizden tramvaya doğru giderken. Şehirde ulaşım oldukça kolay.

Navigasyona veya haritaya ihtiyacınız yok pek. Yoldan geçen birine sormanız yeterli.

Size yardımcı oluyorlar tüm sıcaklıklarıyla. Birden samimi bir sohbetin ortasında

bulabiliyorsunuz kendinizi bu şehrin insanıyla. Biz de Türkler olarak denize olan

alışkanlığımızdan mıdır bilinmez ama kaynaşıveriyorsunuz hemen. Metropol

insanının soğukluğu, cansızlığı yok bu insanlarda. Hatta Varşova, Poznan gibi

şehirlerin insanlarından da şikayetçiler biraz. Bizim kadar arkadaş canlısı değiller

diyorlar. Haksız da sayılmazlar sanki, doğrudur diyorsunuz kendi kendinize. Şehir

turu acıktırıyor bizi. Sahilde alıyoruz soluğu. Bembeyaz kum, batlığın bir

kıyısındasınız. Bir tuhaf hissediyor insan. Bir şeylerin ötesinde bir şeyleri

başarabilmiş hissediyor kendini. Ayağınızın altında uzanan beyaz kum ve ucu bucağı

belli olmayan masmavi deniz… Gayet ilham verici. Güzel bir balık yemek istiyor

insanın canı. Bunu hakkıyla yapan güzel balık restaruantları var. Baltık denizinden

çıkmış taze bir balık koyuyorlar önünüze, keyifle yiyorsunuz… Şehrin iki de prensi var

Baltık kıyısında. Turistik yerler. Gdynia ve Sopot. Trenler ve otobüsler gidiyor

buralara. Hele havalar ısınmaya başlamışsa inanılmaz bir hareketlilik oluyor bu iki

yerde. Bir birinden güzel gece kulüpleri, kumsal partileri…. Çok hareketli bir yaşam

var bu iki yerde. Sanki herkes ordaymış gibi hissediyorsunuz. Kaliteli bir eğlence

ortamı da sunuyor bu şehir size her manasıyla. İşin kısacası Polonya’nın her şehri

güzel ama Gdansk bir başka gibi… Bambaşka…

gdansk2

Yorum yapın

Yorum

Etiketler:
· · · · ·